Hiçbir şeyde gözüm yok
Olmayacak duaya "amin" sözüm yok
Aklım benden uçtu gitti
Uzun zamandır haber yok (Yok)
Bak bana dikkatle
Sence ben militan mıyım?
Sakallarımı yolsam ahbaplarından mıyım?
Geyik muhabbetine katılsam söyle, dostlarından mıyım?
Ner'deyim, sen ner'desin?
Sen ne boş bi' kellesin
Sana dünyalıklar ellesin
Salıncaklarını tayfunlar yellesin
Rauf, musavvir Allah birsin, azze ve cellesin
Biliyorum, sen herkeslesin
Ama en güzeli, benlesin
Sınırı yok bu hiçlik mertebesinin
Tarifi yok dünyadaki sahipsizliğimin
Kafasına vur, oyuncağını al bu orta yaşlı bebeğin
Tadı vasabi acısı, kardeş, asiliğimin
Bir gün ödenir hesabı bütün sinsiliğinin
"Kardeşim" diyorsun anlamını bilmeden kardeşliğin
Amerika açıkça "Jack"idir karındeşenliğin
Sana dememiş miydim? Böğrüme keskin bıçaklar saplayanlar da var
Ben iyi bilirim, kim kime dost, kime düşman
Kabuk bile tutamayan yaraların hatrına susmam
Sana dememiş miydim? Böğrüme keskin bıçaklar saplayanlar da var
Ben iyi bilirim, kim kime dost, kime düşman
Kabuk bile tutamayan yaraların hatrına susmam
Sen hiç yüreğindeki sızıyı bastırmak için
Bastınmı sigaranın ateşini eline
Sen hiç başını kaldırıp baktınmı kocaman masmavi gökyüzüne, daralmış yüreğin ferahlasın diye
Hz. Ömer (b. Hattâb) radıyallahu anh, bir gün Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem evinde huzuruna vardı. O’nu tavanı düşük bir odada bir hasırın üzerinde buldu. Hasır yan tarafına iz yapmıştı. Hz. Ömer radıyallahu anh ağladı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
“Neden ağlıyorsun, ey Ömer?” diye sordu. Hz. Ömer radıyallahu anh:
“Kisra ve Kayser ipek döşeklerde yatıyor, tahtlarda oturuyor. Sen ise bu tavanı düşük odada kalıyorsun ve hasır da yan tarafına iz bırakmış!” dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
“Ey Ömer! Hasırın yan tarafıma iz yapmasına gelince, sonrasında yumuşaklık olan sertlik ne güzeldir. Bu odanın tavanının düşük olmasına gelince, kabrin tavanı bundan daha alçak olacaktır. Biz dünyayı dünya ehline bıraktık, onlar da âhireti bize bıraktılar. Benim ve dünyanın benzeri sıcak bir yaz gününde yolculuk yapan bir süvari gibidir. Sıcaktan bunalan bu süvari bir ağacın altında biraz gölgelenir. Sonra yola koyulur ve orayı terk eder.” dedi. (Buhârî, Libas 31; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe 165.)
Başka bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
“Dünya onların âhiret bizim olsun, istemez misin yâ Ömer?” buyurdu. (Ahmed, II, 298) buyurdu.
Gözlerini kapat ve sen düşün
Benim yerime o dağları
Nasılsa yolu yoktu hayalimde
Bir nehir akar, hiç durmazdı
Bir küçük ev vardı tepesinde, eteğinde
Tahta bir masa vardı bahçesinde, üzerinde
İki tas çorba vardı sıcak sıcak içmesende