Agust D - Snooze
Başkalarının sorununa gülme sakın bir gün o sorunun merkezinde sen olabilirsin
Müzik
Hiçbir şeyde gözüm yok Olmayacak duaya "amin" sözüm yok Aklım benden uçtu gitti Uzun zamandır haber yok (Yok) Bak bana dikkatle Sence ben militan mıyım? Sakallarımı yolsam ahbaplarından mıyım? Geyik muhabbetine katılsam söyle, dostlarından mıyım? Ner'deyim, sen ner'desin? Sen ne boş bi' kellesin Sana dünyalıklar ellesin Salıncaklarını tayfunlar yellesin Rauf, musavvir Allah birsin, azze ve cellesin Biliyorum, sen herkeslesin Ama en güzeli, benlesin Sınırı yok bu hiçlik mertebesinin Tarifi yok dünyadaki sahipsizliğimin Kafasına vur, oyuncağını al bu orta yaşlı bebeğin Tadı vasabi acısı, kardeş, asiliğimin Bir gün ödenir hesabı bütün sinsiliğinin "Kardeşim" diyorsun anlamını bilmeden kardeşliğin Amerika açıkça "Jack"idir karındeşenliğin Sana dememiş miydim? Böğrüme keskin bıçaklar saplayanlar da var Ben iyi bilirim, kim kime dost, kime düşman Kabuk bile tutamayan yaraların hatrına susmam Sana dememiş miydim? Böğrüme keskin bıçaklar saplayanlar da var Ben iyi bilirim, kim kime dost, kime düşman Kabuk bile tutamayan yaraların hatrına susmam
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
ne çalınsa aklıma hepsinde mevzu sen.
Sen hiç yüreğindeki sızıyı bastırmak için Bastınmı sigaranın ateşini eline Sen hiç başını kaldırıp baktınmı kocaman masmavi gökyüzüne, daralmış yüreğin ferahlasın diye
Şiir
Biz dünyayı dünya ehline bıraktık
Hz. Ömer (b. Hattâb) radıyallahu anh, bir gün Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem evinde huzuruna vardı. O’nu tavanı düşük bir odada bir hasırın üzerinde buldu. Hasır yan tarafına iz yapmıştı. Hz. Ömer radıyallahu anh ağladı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Neden ağlıyorsun, ey Ömer?” diye sordu. Hz. Ömer radıyallahu anh: “Kisra ve Kayser ipek döşeklerde yatıyor, tahtlarda oturuyor. Sen ise bu tavanı düşük odada kalıyorsun ve hasır da yan tarafına iz bırakmış!” dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz: “Ey Ömer! Hasırın yan tarafıma iz yapmasına gelince, sonrasında yumuşaklık olan sertlik ne güzeldir. Bu odanın tavanının düşük olmasına gelince, kabrin tavanı bundan daha alçak olacaktır. Biz dünyayı dünya ehline bıraktık, onlar da âhireti bize bıraktılar. Benim ve dünyanın benzeri sıcak bir yaz gününde yolculuk yapan bir süvari gibidir. Sıcaktan bunalan bu süvari bir ağacın altında biraz gölgelenir. Sonra yola koyulur ve orayı terk eder.” dedi. (Buhârî, Libas 31; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe 165.) Başka bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Dünya onların âhiret bizim olsun, istemez misin yâ Ömer?” buyurdu. (Ahmed, II, 298) buyurdu.
Alıntı
Gözlerini kapat ve sen düşün Benim yerime o dağları Nasılsa yolu yoktu hayalimde Bir nehir akar, hiç durmazdı Bir küçük ev vardı tepesinde, eteğinde Tahta bir masa vardı bahçesinde, üzerinde İki tas çorba vardı sıcak sıcak içmesende