Hollow erkekleri serisinin 2 kitabı muhteşemdi
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Yaktığımız Gerçekler Darkromance Bağımsız Seri Çift Taraflı Bakış Açısı Yetişkin Kurgu 464 Sayfa Puanım 9 Mutlu S. 1- Çaldığımız Yalanlar 2- Yaktığımız Gerçekler 3- Arzuladığımız Kan 4- Arzuladığımız Kan 5- Ettiğimiz Yemin ✓Alistair Caldwell, kasabanın yarısı ailesine ait(ailenin dışlanan çocuğu) ✓Rooc Van Doren, savcının oğlu ✓Thatcher Pierson, seri k*tilin oğlu ✓Silas Hawthorne teknoloji imparatorluğunun varisi(şizofreni teşhisi konulmuş) *Rooc Van Doren & Sage Donahue Sage belediye başkanının kızıdır ikizi olan Rosemari'e pek pek benzemez. Lise son sınıf okurken kız kardeşi Hollow erkeklerinden Silas ile sevgiliy olsa da Sage asla onları sevmez. Çünkü ailenin iyi ve uysal çocuğu olmak zorundadır zira anne ve babasının yaptığı baskı bunu gerektiriyor. Rooc ise baba problemi yaşaması sebebiyle özgüven problemi yaşar. Rooc & Sage birgün imkansız gibi görünse de birbirilerine çekilirler fakat onlar için herşey imkansızdır... *Rooc ve Sage'in hikayesi dramatik olarak ağır gelse de ilk kitaba göre daha iyiydi. Sage üzümlü kekikim, sen neker yaşadın böyle...
Yaktığımız GerçeklerMonty Jay · Martı Yayınları · 202682 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:14
Yiğit olmak kadar akıllı olmak da önemlidir. Bazen bir deli senden misli misli akıllıdır. Ozaman deli gerçekten deli midir? Karşındaki insanın yüreğine sözüne güvenebilir misin? Menfaatin yaptırmayacağı hıyanet var mıdır, sen o hıyaneti kaldırabilir misin? Denizin yosunun kokusunu aldım. Yelkenleri çektim, mızrağı ben sapladım. Öyle kitabın içindeydim ki.. Yunusları duydum. Yutkundum, sanki nefesim göğsümden aşağıya inmedi. Sanki ben ihanete uğradım. Uzun zaman sonra beni ağlatan ilk kitap. Masal, destan, gerçek içiçe geçmiş. Dilin zenginliği zihnimize bir ziyafet sofrası olmuş. Sırf o lezzet için yeniden okunur. 10 üzerinden 15 puan..
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,846 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
142 sayfalık kitap beni bu kadar etkileyemezdi!
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:56
Stepford Kadınları "Bobie,sen artık eski Bobbie değilsin! Anlamıyor musun bunu? Sen de ötekiler gibi oldun!" Kitabın konusu kısaca şu Stepford Kasabası'nda kadınlar bir robot gibi sürekli ev işi yapıyor. Asla dışarıya çıkmıyor ve hobileri yok. Hayatları kocalarının cinsel arzuları,çocukları,ev işleri ve bakımlı olmaktan ibaret. Ana karakter Johanna Eberhart Walter ile evli ve iki çocuğu olan bir kadın. Sıradan bir anne değil çünkü kadın haklarına duyarlı bir birey. Stepford'a taşınan Johanna ve Walter bu arkeik kasabayı değiştireceklerini söylüyor ardından neler yaşadıklarını okuyoruz. Spoiler!!! Walter en başından bütün olayı biliyordu bence. Bilerek Stepford Kasabası'nı seçti. Kitabın içerisinde yer yer umursamaz davranışları ve olaylara şaşırmayışı ile bize bu düşünceyi benimsetmeli. Johanna'nın dediklerine karşı en ufak onay cümlesi bulunmuyor. Hani sen bu kasabayı değiştirecektin? Tek istediği Johanna'nın kendi hakkını savunmayı unutmasını sağlayabilmekti. Keşke daha ilk başından terk edebilseydin Johanna. Ike Mazzard'ın kadınları sürekli belirli bir olağanüstü güzellik standartında çizmesi de günlük yaşantımızda bulunan bir unsur. Özellikle medyada bu çok fazla bulunuyor. Okudukça sinirlerim tavan yaptı. Özellikle Ed... Hayvan mısın sen? Cinsel arzularına eşini oyuncak yapamazsın! Hayvanlar bile bu kadar ilkel dürtü ile hareket etmiyor. Kasabaya neden geldiğin belli. Walter'lara karşı dikkatli olun !! Bu kasaba fikri ve erkekler kulübü faaliyeti beni aşırı korkuttu. -Aslında "sıradan" kabul edilen hayatlarda hüküm süren davranışlarla doluydu.- Hobileriniz yok yahu! Lütfen buradaki gibi davranan gerçek hayattaki değişme potansiyeli taşıyan hanımlara yardım edelim. Ne oluyorsa mantıklı düşünebilen kadınlara oluyor. Eminim bu kasabaya taşınıp ardından buradaki
Kadın Hakları
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,722 okunma
Fizik katili karakterler derneği..
3/10
·384 syf.··
2026 1. kitabı
Acemice yazılmış, yazarın deneyimine yakışmayan bir kitap. Öncelikle en temel sorundan başlayalım. Kitap ilk yarıya kadar “Ben ne okuyorum?” diye sordurtuyor çünkü bir türlü konuya giremiyoruz. Kitabın ana türü polisiye olmasına rağmen ilk yarı polisiyeye dair en belirgin özellik, karakterlerden birinin sevgilisinin “dedektif” olması. Sayfalar boyunca kâh İlahi Komedya tartışılıyor kâh biri sevgilisiyle tartışıyor lakin bir türlü polisiye kısmına gelemiyoruz. Diğer beni çok rahatsız eden mevzu ise kitap farklı karakterlerin ağzından yazılmış ama karakterler o kadar tekdüze yazılmış ki iki ayrı insan oldukları anlaşılmıyor. İkisinde de aynı durağan ton baskın. Yani iki karakterin iç sesi de donuk, kafası karışık ve takıntılı. Kitapta bariz hatalar var. Karakter yaratmak ve ona meziyetler yüklemek kolaydır ama iş o yetenekleri kullandırma sırasına gelince yazarın asıl mahareti ortaya çıkar ki bence en çok bu noktada sınıfta kalıyor. Çünkü sözde fizik bilen karakteri (Ansel) fizik bilmiyor. Karakterin fizik bildiğini ve zeki olduğunu göstermek için çırpınıyor yazar. Ansel her dostuna bir fizik yasası söylüyor ama biz okuyucu olarak onun anlatış biçiminden Ansel’in gram fizik bilmediğini anlıyoruz çünkü söylediği HER fizik cümlesinde mutlaka bir yanlış var :D Belli ki ne yazar ne editör zahmet edip lisesli sayısal öğrencisiyle bile muhabbet etmediği için bu en temel fizik yanlışlarını gözden kaçırmış. Karakterlerin beynime kan sıçramasına sebep olan bazı cahillikleri: 1- “Her etkiye karşı eşit ve zıt tepki vardır…” Böyle bir şey yok. Bir şey hem eşit hem zıt olamaz. Bu yüzden o cümlenin doğrusu “eşit BÜYÜKLÜKTE, zıt tepki”dir. Oradaki büyüklük ifadesi süs olsun diye yok, diğer türlü evrende var olamayacak ve Newton’ınkiyle alakasız, kafasına göre bir kanun yaratmış
KörebeN. G. Kabal · Dex Kitap · 2025108 okunma
9/10
·136 syf.··
2024 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 13:42
Her insanın içinde en az üç kişilik vardır. İlki gerçekte olduğu, ama farkında olmadığıdır. İkincisi olduğunu düşündüğüdür. Üçüncüsü ise insanlara yansıtmak istediğidir. Gerçek insan gerçekte kim olduğundur. Sen çok mütevazı olduğunu düşünürsün ama için egoyla doludur. İnsanlara sürekli hizmet eden bir insan olduğunu düşünüyorsundur ama içten içe herkesin sana hizmet etmesini istiyorsundur. Sen gerçekten de olduğunu anladığın insan mısın? Eğer olduğunu düşündüğün kişide takılıp kalırsan gerçek içsel benliğini asla bilemeyeceksin. Bir gün uyanmak zorunda kalacaksın. Uyku sonsuza dek süremez ve uyku ebedi bir dinlenme hali olamaz, karanlık nihai hakikat deneyimi olamaz. Er ya da geç uyanmak zorunda kalacaksın her şey sana bağlı. Ama uyandığın zaman daha önce uyanmadığın için pişmanlık duyacaksın elini uzatman yeterliydi, sana öyle yakındı ki. Görebilen insan düşünmez. Sadece göremeyen insan düşünür. Düşünmek bir cehalet göstergesidir; bilgi göstergesi değil. Ne kadar çok düşünürsen o kadar cahil olduğunu unutma. Bildiğin zaman düşünceler kaybolur.
Uyanışa Üç AdımOsho · Butik Yayınevi · 2018208 okunma
Zihnimizde ki gölge....
9/10
·212 syf.·
2026 2. kitabı
"Bu hikâye, gerçek olamayacak kadar gerçek bir hikâye."(syf 204) "Çünkü bazı insanlar hayatın anlamını bulamaz, sadece onu aramakla ömür tüketirlerdi."(syf 204) Diyor yazarımız... Bende bir okur olarak diyorum ki; Bu hikâye benim hiķâyem,bu hikâye senin hikayen, bu hikâye bizim hikâyemiz aslında... Ve bu hikâye gerçek ! Bu hikaye benim hikâyem çünkü, çünkü ben dokuzum... Derin sezgilerimle, güçlü şefkat duygumla ve yüksek empati yeteneğimle hayatında var olduğum insanlara adeta "şifacı" ve "bilge" ruhumla yaklaşıyorum ve bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Hayatımı şekillendirmek için verdiğim bu savaşta,kaldığım her "Araf"da dünya da olan savaşımı kazanmak için mücadele ediyorum... "Dünyada aynı kitabı okumuş iki insan yoktur" der Edmund Wilson Haklı da... Ama bu kitap için; Bu kitabı benimle aynı duygularla okumuş ya da aynı duyguları hissedecek, aynı hissiyatı taşıyacak bir insan daha bu dünyada asla olmayacak.Bel ki yazarın kendisi bile bunu anlamayacak.... Kitabı okurken içindeki herhangi bir ayrıntıyı kaçırmamak adına verdiğim savaşta dışındaki ayrıntıları fark edemediğimi kitap bitiminde anladım.(bakalım siz fark edecek misiniz?) Ercan en başta hayatı hızlı ama, çok hızlı yaşarken ve ben onun peşine yetişmeye çalışırken bir çok detayı kaçırdığımı kitabın tamamını okuduğumda anladım. Ercan kitap boyunca bir yerlere ait olmaya çalışırken, onunla birlikte ben de hiçbir yere ait olamadım, hiçbir karaktere...Bu benim, beni anlatıyor diyemedim.Çünkü okuduğum her karakterde, okuduğum her sayfada kendi iç dünyama dönmek zorunda kaldım.Kendi iç savaşımla, kitabı okurken bir çok var olan detay gözümden kaçıverdi. "En mutlu zamanların,anların geçer gider, anılarla kalırsın, baş başa."(syf 36) Kitabı elime alır almaz 2 Mayıs 2024'e gittim ben de önce...Kimse bilmez
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202626 okunma