Puan vermedi·326 syf.··
2026 14. kitabı
Ben sana hiç küsmemiştim /Sana baharlar biriktirmiştim/ Telefonum, camın pervazında ,yaşamak ile ölmenin kıyısında/ Kulağım sesinde telefonun ,bir damlanın düşmesini bekler gibi bekledim/ Yada kizkardesimin "onu bugün gördüm bir umut ışığı var" demesini/ Sokakta yada bir gülün dalında karşılaştığımızda gülümsemeni bekledim/ Sonra sen " HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ" dediğin gün, küstüm, sadece sana değil/ 'Yaşama'....
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma
9/10
·128 syf.··
2026 38. kitabı
Bu eserle psikolojinin ne olmadığını öğreneceksiniz desem yerindedir. Popüler psikoloji türünde olan birçok eserde, sen her şeyi yaparsın, başarırsın, sen en iyisin söylemlerini görürüz. Bu söylemler insanın egosuna her ne kadar iyi gelsede bazen gerçek dışı olabiliyor. Çünkü insan kusursuz bir varlık değildir. İşte bu noktada yazar bize psikolojiyi asıl gerçekliğiyle açıklıyor. Psikolojik safsatalar diyerek açıklık getirdiği bazı cümleler gerçekten de farkındalık yaratacak türden. Mesela psikolojimizin iyileşmesi için önerilen ve çok sık duyduğumuz ‘sana iyi gelmeyen insanlardan uzak durmalısın’ cümlesini düşünelim. Yazar bu cümlenin ne kadar hayatla kopuk bir cümle olduğunu çok iyi açıklıyor. Çünkü bunu gerçekten hayata geçirmek imkansız gibi bir şey. Bunun yanında inançlı insanların neden psikoloji bilimine mesafeli olduğunu ve aslında olmaması gerektiğini bizlere açıklıyor. Din ve psikoloji arasındaki bağları öğrenirken aynı zamanda bu konuda kafanızdaki tüm sorulara da cevap bulacaksınız. Yani eser istediğimiz insan olma yolunda neleri yanlış düşünüyoruz bir bakıma bunları bize sunuyor.
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202624 okunma
Reklam
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Herkese merhaba Bugün sizlere çok güzel bir tavsiye ile geldim, çünkü bu hikaye bizim hikayemiz. Burada yazanlar senin, benim, hepimizin yaşadığı ve yüzleşmekten korktuğu gerçekler. Yazarımızın da dediği gibi " Karanlıkla yüzleşmek cesaret ister" ve o cesaret biz yok zannetsek bile aslında hepimizin içinde var. Topulumumuzun en büyük sorunlarından biri kim olursak olalım kendi hayatımıza yön vermek yerine bize biçilen hayatı yaşamaya mahkum edilmek ve olması gereken bu diyip sessiz bir kabullenişe geçmek, hâl böyle olunca da istemediğimiz bir yaşamın içine sürüklenmemiz kaçınılmaz oluyor. Ama aslında yapmamız gereken zor da olsa, herkesi karşına almak zorunda da kalsan cesaret edip yıllardır süregelen tabuları yıkmaktır. Evet bu yol zor bir yol çoğu zaman düşeriz, kırılırız, hatta yalnız kalırız ama günün sonunda prangalarımızı kırmış ne istediğini bilen özgür bir insan olarak yaşamamıza devam ederiz. Bu yola çıkmadan önce kendimize sormamız gereken sorular var. Bugün gerçekten yaşadım mı, yoksa sadece günü mü geçirdim? Güvende kalmayı mı seçeceğim, yoksa gerçekten yaşamayı mı? Ben kimim ve aslında ne istiyorum? Çünkü değişim ilk önce içimizde başlar. Ben değişirsem, sen değişirsen ve biz herşeyden önce kendimizi sevmeye başlarsak önce daha mutlu bir insan, sonra daha mutlu bir ebeveyn oluruz. Yazarımızın dediği gibi "hayat hiç kimse için adil değil." Ama bunu değiştirmek bizim elimizde. Kimin Hikayesi Bu yazarımızın kendi içine yaptığı ve kırıldığı yerden yeniden güçlenerek kalktığı bir yolculuk. Ve şimdi Aylen hanımın bana sorduğun soruyu bende sizlere soruyorum. Sizin sesiniz nerede susutu? Eğer kendi sesinizi duymaya ve kendi yolunuzda yürümeye hazırsanız bu güzel kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Kimin Hikâyesi Bu?Aylen Durmush · Elpis Yayınları · 202510 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:55
Bir tarafta gitmeyi seçen ismi gibi asi Asiye bir tarafta da kalmak zorunda mı bırakılmış yoksa kalmayı seçmiş bilinmeyen Ceylan'ın hikayesi.Ancak bence eğer kalmayı da gitmeyi de sen seçiyorsan sıkıntı yok da bu kararları başkaları veriyorsa o zaman vay haline.
TercihCeren Ceran · Masa Kitap · 2025267 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:51
Onu kollarıma alıp sarıldığım anda eve döndüğümü hissettim. Sen benim dayanağımsın. Hayat sevgiden ibaret...El ele geleceğimize yürüyorduk. Rüzgârın Getirdiği benim için sıcacık, umut veren ve insanın içini dinlendiren bir hikâye oldu. Debbie Macomber yine karakterlerin duygularını öyle doğal işlemiş ki onları okurken sanki yıllardır tanıyormuşum gibi hissettim. Her birinin yaşadığı acılar, hayal kırıklıkları ve yeniden ayağa kalkma çabaları hikâyeyi daha gerçekçi ve etkileyici kılmış. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, olaylardan çok insanların iç dünyasına odaklanmasıydı. Hayat bazen planladığımız gibi gitmese de karşımıza çıkan insanlar ve beklenmedik gelişmelerin yeni başlangıçlara kapı aralayabileceğini güzel bir şekilde anlatıyor. Özellikle dostluk, aile bağları ve sevginin iyileştirici gücü kitabın her sayfasında hissediliyor. Anlatımı oldukça akıcı ve sade olduğu için sayfalar hızla ilerledi. Büyük sürprizler ya da temposu hiç düşmeyen olaylar bekleyenler için sakin gelebilir; ancak karakterlerin yaşadığı değişimi izlemek benim için çok daha değerliydi. Kitabın huzurlu atmosferi ve verdiği umut hissi, okuma boyunca yüzümde küçük bir tebessüm bıraktı. Ben bu kitabı bitirdiğimde geriye yalnızca güzel bir hikâye değil, aynı zamanda "hayat her zaman ikinci bir şans sunabilir" düşüncesi kaldı. Duygusal, sıcacık ve insanın kalbine dokunan hikâyeleri sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum. Bana göre Debbie Macomber, yine umutla, sevgiyle ve hayata yeniden tutunmanın mümkün olduğunu hissettiren bir romana imza atmış.#leylaninkitapdunyasi ,#rüzgarıngetirdiği ,#debbiemacomber
Rüzgarın GetirdiğiDebbie Macomber · Epsilon Yayınevi · 2022225 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:37
​ Seyyidhan Kömürcü & Kendinin Ağacı ​ "herkesin herkesten biraz almak istediği bu çağda / sen birinin / her şeyi olmak istiyorsun / birinin / ama her şeyi" ​"güzel yerden kırılmışsın / ses çıkarmıyor güzel yerlerinden kırılanlar" ​"tekini kaybetmiş bir şey gibi / tek ama yepyeni kaldım" ​"okurunu sakatlamış kitaplar gibiydin / çünkü öldürmez ama / okurunu sakat bırakır bazı kitaplar" ​"beni sanki sızılı bir kitabın tam ortasında unutmuşlar" ​Kitap öyle güzel dizelerle dolu ki, birini almasam diğerinin gönlü kalır duygusu oluştu içimde. Bu yüzden incelememe, beni en çok etkileyen bazı dizeleri paylaşarak başlamak istedim. ​ Kendinin Ağacı, ilk bakışta bir sevgiliden ayrılan bir adamın yaşadığı acıyı anlatıyor gibi görünse de aslında karşımızdaki öyle sıradan, alışılagelmiş bir ayrılık hikâyesi değil. Şair; ayrılığı iki insanın birbirinden kopmasından öte, bireyin hayattan, mekândan, anılardan ve hatta parça parça kendinden ayrılması olarak işliyor. Şiirlerdeki o sızı, ayrılığın yaşandığı mekânların adeta üzerimize yıkılmasıyla hissettiriliyor. Bir odada, bir evde ya da bir sokakta bir zamanlar var olan birinin yokluğu, nesneler üzerinden yüzümüze vuruyor. Şair; sevgiliden veya canından aziz bildiği birinden kopmayı, içindeki kadim bir şeylerin kırılmasıyla anlatıyor. Gitmek, sadece fiziki bir mesafe meselesi değil; geride kalan için derin bir "eksilme" ve "hasar" döneminin başlaması demek. ​Kitabın adı boşa Kendinin Ağacı konmamış. İnsan büyük bir kopuş yaşadığında, sadece karşısındakini kaybetmiyor; onun yanındaki "eski kendisini" de yitiriyor. Kömürcü’nün şiirindeki o yas havası, bir yönüyle de artık asla geri gelmeyecek olan o eski, yaralanmamış saf benliğin arkasından tutulan, psikanalitik derinliği olan bir yasa dönüşüyor. ​Kitabı
Kendinin AğacıSeyyidhan Kömürcü · Everest Yayınevi · 20201,646 okunma
Reklam
Reklam