Sadece kitaplar…

“Akan Nehir Gibi”
“Yeni Bin Yılın Kanunları” Konu başlığından…
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ey Tanrım, hayvanların homurtusuna, ağların hışırtısına, suların mırıltısına, kuşların cıvıltısına, rüzgarın uğultusuna ya da gök gürültüsünün gümbürtüsüne kulak verince hepsinde senin kainatına tanık oluyorum. En yüce gücün, en yüce ilmîn, en yüce irfanın, en yüce adaletin Sen’den geldiğini hissediyorum. Ey Tanrım, önüme çıkardığın sınamada senin alametlerini görüyorum. Müsaade et Tanrım, senin memnuniyetin benim memnuniyetim olsun. Bir baba nasıl oğlu için sevinç duyarsa, senin sevincinde ben olayım. Ve Sen’i seviyorum demek zorlaştığında bile Sen’i hep sükunet ve azimle anayım.”
Sayfa 197·Kitabı okudu
Akan Nehir Gibi” Sayfa:196
“Akan Nehir Gibi” sayfa 192
Son derece dindar bir Haham eşi be iki oğlu ile mutlu bir hayat yaşıyormuş. Bir gün işi sebebiyle uzağa gitmesi gerekmiş . Tam da o günlerde iki oğlu ölmüş. Anneleri yalnız başına, konuşacak kimsesi olmadan ıstırap çekmiş. Ama imanlı ve Tanrı’ya güvenen bu vesile ile de güçlü kadın acısını onurlu ve cesurca göğüslemiş. Ama bu üzücü haberi geri döndüğünde daha önce kalp krizleri geçirmiş ve öğrenince kalbinin dayanamayacağından endişe ettiği kocasına nasıl vereceğini bilmiyor, korkuyormuş. Ne yapacağını göstermesi için Tanrı’ya dua etmiş ve nimet değerinde bir yanıt almış. Haham eve dönmüş, katısına sarılmış sonra da oğullarını sormuş. Kadınsa adama şimdi bunu düşünmemesini dinlenmesini söylemiş. Çift öğle yemeği için oturmuş. Kadın seyahatinin nasıl geçtiğini sormuş. Haham seyahatinin nasıl geçtiğinden ve Tanrı’nın merhametinden bahsetmiş ve tekrar oğullarını sormuş. Kadın biraz utanç duyarak: “ Oğlanları bırak onları sonra düşünürüz. Önce büyük bir derdimi çözmem için bana yardımcı ol.” Adam kargoya kapılarak, “ Bir derdin olduğunu fark etmiştim. İçinden geçen her şeyi söyle. Tanrı’nın yardımıyla her türlü derdi çözebileceğimize eminim.” “Sen yokken, bir arkadaşımız bana paha biçilemez iki mücevher emanet etti. Müthiş değerli mücevherler. Hayatımda daha güzel bir şey görmedim! Yakında onları almaya gelecek ama ben vermek istemiyorum. Çünkü onlara pek bağlandım. Ne önerirsin?” “Hayda! Neden böyle davrandığını anlamıyorum. Sen hiç gösteriş düşkünü bir kadın değildin.” “Çünkü hayatımda hiç böyle güzel mücevherler görmemiştim! Onları sonsuza kadar yitirme fikrini kabullenemiyorum!” Bunun üzerine Haham’ın sesi sertleşmiş: “İnsan sahip olmadığı şeyi yitiremez. Onları vermezsen çalmış sayılırsın! Gel geri verelim, yokluklarını hissetmemen için
Sayfa 194·Kitabı okudu