Sadece kitaplar…

7/10
·160 syf.··
2025 57. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 15:17
Bir günlük tadında denemelerden oluşan bir eser. Yazar, doğayla insanın bağını, insanın anlam arayışında cevapları doğadan soyutlanarak değil bilakis doğayla bütünleşerek, doğaya karışarak bulabileceğimiz temasına oturtulmuş yaşam görüşlerini paylaşmış. Kitap kısmen melankolik bir anlatımda ilerliyor gibi görünse de aslında hep umutlu bir bakış ve görüş var. “Pelte Kıvamı” başlığına konu olan tırtılın dönüşümü ve verilen yaşamsal mesajı sevdim. “Kutsal Kitap, Kutsal Yaşam” daki kitaplarla haşır neşir olma durumunu kendime çok yakın hissettim. “Bakışını Kaçıran Dünya” ile pandemi sürecinin naif anlatımını, “Ağaçlar Koysun Adımı”nda anlatılanlarla ağaçlara olan düşkünlüğümün yalnızca romantik bir bağ olmadığını anlamış olmayı sevdim.
Parçalı BulutluTuğçe Isıyel · Okuyan Us Yayınları · 2022141 okunma
Reklam

Sadece kitaplar…

, bir kitap okudu
7/10
·160 syf.··
26 saatte okudu
·
2025 57. kitabı
Tuğçe Isıyel
8.3/10 · 141 okunma
“Parçalı bulutlar, gökyüzü dediğimiz şeyi oluştururlar. Parçalı bulutlu gökyüzü, gün içerisinde zaman zaman toplanıp, zaman zaman dağılan bulutlara; zaman zaman güneşli, zaman zaman kapalı bir gökyüzüne işaret eder. Ayrıca güneşin kavuruculuğundan bizleri korur. Hepimiz evrendeki ilişkiler ağının bir parçasıyız. Hem birbirimize bağlı hem de biricik. Parçalı bütünüz. İçimizde de dışımızda da... Güneşliyiz de, bulutluyuz da... Bazen ikisi de... Hepsi bize dair haller... İnsan olmak böyle bir şey çünkü.”
Sayfa 154·Kitabı okudu
3
“‘Bağ bozmak’ her ne kadar rahatsız edici bir sözcük gibi dursa da, aslında tam anlamıyla yeniden doğuşun bir ifadesi olarak algılanabilir, bozulan şey yeniden yapılanır çünkü. Bu bağla buluşma son değil; yeni bir başlangıcın ilk adımı. Dolayısıyla bağbozumu, bir dönüşümün öyküsü... Ve tüm dönüşümler, sonucu ne olursa olsun, en azından dönüşmeye cesaret edebildiği için kutlanmaya değer. Peki insan nasıl dönüşür? En çok ötekinde ve ötekiyle... En çok kurduğu bağlarla... Kurduğu bağları bozup yeniden kurmasıyla... Bu yeniden kuruluma izin verebilmesiyle... Bağbozumunda bir şeyleri kaybettiğimiz muhakkak ve ancak o kayıplarla dönüştüğümüz de... Bunu kabullenmek için biraz doğayla hemhal olmak işe yarar mı acaba?”
Sayfa 30·Kitabı okudu
33-34
“Bahçeyle ilgilenen insanlardaki sabrı ve teslimiyeti şimdi anlayabiliyordum. Toprak, güneş, yağmur asla suçlanamaz. Onlara kızamazsınız, bahçeye arkanızı dönemezsiniz. Toprak ve güneş yani hava ve su ne kadarına izin veriyorsa o kadarıyla yetinmek zorundasınız. Çabanız bir yere kadar kabul görür. Çünkü bahçedeki her şeyin kendi zamanı vardır. Çiçekler sürekli açmaz, meyveler her daim meyve vermez. Zamanı bahçeden okuyabilirsiniz. Orada zamanlar birbiriyle çatışmaz, ancak kesiştiği yerler olabilir, her bitkinin ihtiyacı farklıdır ve farklılıklara tahammül etmek de en çok bir bahçeden öğrenilebilir. Bahçede yavaş gelişen bir büyüme sürecine tanıklık edersiniz, sonu belirsiz bir bekleyiş içerisinde bulursunuz kendinizi, o bekleyişi merkeze almadan, hayatın akışında akmasına izin vererek...”
Reklam