Zaman öyle acayipleşmişti ki bu gün yapılan planlar, yarının olayları karşısında unutuluyor, herkes bu defa başka hazırlıklar yapmak zorunda kalıyordu.
Her yeşil yaprak, her ot ve başak, halk gibi kurumuş, büzülmüştü. Her şeyin boynu bükük, kırıktı. Bitkiler, çitler, hayvanlar, erkekler, kadınlar, çocuklar ve onları taşıyan toprak, her şey bitkindi artık.