İslam düzeni, kendine özgü uygulamasında yabancı bir unsurun bulunmasını kabul etmez. Yani o ya vardır, ya yoktur. Yüzde şu kadar islâmidir denemez, bunu demek örtülü olarak onun yokluğunu tazammun eder.
Oysa batılı insanın temel yasaları zaten din kaynaklıdır. Batılılaşmış insansa bu durumun farkında değil… O, Avrupa ülkelerinin yasalarının din dışı (seküler) nitelikli olduğunu sanır.
Cehenneme götüren niyette “biz” yok “ben” vardır. Hâlden anlama kıttır. Gözlemleyen bilinç pek gelişmemiştir, bireyin seçimlerinden ziyade kültürel tepkiler baskındır. Cennete götüren niyetteyse “ben” , “biz” in bir parçası olarak vardır. Tepkisellik değil, çözüm vardır; güçlü bir gözlemleyen bilincin seçimi. “El âlem ne der?” değil, “Ben ne derim” düşüncesi; yani iç tanıklık baskındır.