Nihan Kaya’nın bir kitabında geçer. Diyor ki: “Koşulsuz seven ve affeden anne-baba değil, çocuktur.” Bu sözü alın getirin bu kitabın başına yazın. Seurat da bu sözden haberdar olsaydı bence kesin o da böyle yapardı. Kötü çocuk yoktur. Kötü anne-baba vardır. Anne-baba olamayan insanlar vardır. Bazı insanların saf kötü olduğuna, herkesin anne olmaması gerektiğine, sadece dünyaya getirmek ile anne olunmadığına ve bazı annelerin çocuklarını gerçekten sevmediğine o kadar inanıyorum ki bu düşüncelerimi okuduğum çoğu şey destekliyor artık. Bu kitap Fransa’da yaşanmış bir olaydan esinlenerek yazılmış bir kitap. Ailenin kutsallığından bahsedilsede kutsallık ve dokunulmazlık bana göre böyle bir şey değil. Aile kutsaldır evet ama kutsal olan bir yerde çocuklar zarar görmez. Bu hikaye dövülerek hasta edilen sonrada çocuğun kendisi de dahil olmak üzere herkesin sakar olduğuna inandırıldığı bir hikaye. Sadece bu kadar da değil üstelik sonu çok acı bir şekilde biten Diana’nın hikayesi…Yeryüzünde hiç edilmiş, görülmemiş, sevilmemiş, yok edilmiş binlerce çocuğun hikayesi gibi… Bu hikaye sizi ağlatır mı bilmem ama kalbinizi ağrıtır…..