Mamafih benim için şöyle bir teselli noktası da yok değil: Mağlubum, fakat düşmanla göğüs göğüse çarpıştıktan, son kurşununu attıktan sonra yere serilen bir asker gibi mağlubum.
Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir… Şimdi anlıyorum ki değilmiş… Yollar görünmez kayalarla doluymuş… Onlara çarpmamak lazımmış… Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş… Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar…
Maddeci ve ruha değil, mülke dayalı bir uygarlıkta, mülkün ruha göre daha el üstünde tutulması, mülke karşı işlenmiş suçların insana karşı işlenmiş suçlardan daha ciddi telakki edilmesi kaçınılmazdır.
“Hayvanlar, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir,” dedim. “Hayvanlara olan yaklaşım yani. İnsanlar hayvanlara vahşice davrandıklarında, hiçbir demokrasi biçimi onlara yardımcı olmaz, aslında hiçbir şey yardımcı olmaz.”