Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı
görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan,
umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış,
böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?
Şükrü Erbaş
Ama insan ne bir hayvan ne de bir bilgisayardır. Eğer yaşama dönük sevinç ve anlamlı ilgi duymazsa, bedensel açıdan canlı olmakla birlikte ruhen ölmüş hissederse, can sıkıntısı çeker, yaşamdan nefret etmeye başlar ve yaşamı yok etmeyi arzular. Yok edici, Tanrı'nın hakiki zıttıdır. Tanrının doğası yaratmaktır. İnsan, yok etmekle bir silaha sahip olmaktan başka hiçbir beceri ya da yetenek gerektirmeyen bir eylemde bulunarak yaratma mucizesini bozar.
Unutmayalım ki yanlış yönde ne kadar hızlı gidilirse felakete o kadar çabuk ulaşılır. Oysa ki doğru yönde olduktan sonra daha yavaş yol alınması bile umut, vizyon ve sabır verir.