992 sayfasıyla 'hayatımın kaynağı' oldu. 1943'te yayımlanmış olmasına rağmen dün yazılmış gibi. Toplumun değişmeyen portresini, yazıyla resmeden muhteşem kadın Ayn Rand.
Hesse hakikaten de tüm insanların, tüm inanış biçimlerinin, tüm ırkların ortak olarak benimseyebileceği şekilde yazmış. Siddhartha ve Vasudeva arasındaki gizler ve öğretiler, iç dünyamıza odaklayarak hayat felsefemizi sorgulatıyor. Her kesimden insanın rahatlıkla anlayabileceği ve hoşnutlukla okuyabileceği bir eser.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Olay örgüsü yavaş ilerlese de toplum içerisinde 'farklı' olmayı işleyen yazar, bu konuyu tarihten günümüze izdüşümü gibi sunmuş. Tarih sayfalarında gezerken toplumsal bir meseleyi de ele almış. Nice canlar giden, nice gözyaşı dökülen öyle ki imparatorluklar yıkan bir mesele...
Heyecan içermeyen ancak tatmin eden bir eser
Amin Maalouf
Her bir sahifenin özünde mana itibariyle, hayata bakan ve düşünmeye sevk eden yönüyle belki on belki yüz sahifeye denk geldiği muazzam bir kitap. Yazar, 'olmak' ile 'bilmek' arasında kalıp bu ikilemi satırlara dökerek bizi de sonuçta paydaş kılıyor. Toplumun yozlaşmasına da yer veren yazar, intihar fiilinin kıyılarında gezerek sorgulama yapıyor. Cioran'ın pek de iyimser olmadığını, kara bulutlar ardından yazdığını da eklemek gerek tabi :)
"Hayat, burukluğun tahrip ettiği bir mucizedir."
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Wilde'in yayımlanmış tek romanı... 1891 yılında yayımlanan kitap aldığı ciddi eleştiriler sonucu yazarın kendisi tarafından sansürlenerek okura sunuluyor. Sansürsüz basımına ulaşmak pek mümkün olmasa da bu haliyle bile hedonizmin insan ruhu üzerine olan etkilerini aşama aşama betimleyen bu yapıt, dönemi itibariyle çok çarpıcı bir eser. Salt olarak zevk ve güzelliğe adanmış bir hayat ve sonuçları...