"Ve asıl seni görmemeyi düşünmek insanı deli ediyor. Seni belki bir ay görmesem ne bileyim seni 3 ay, bir sene görmesem bu insana koymaz da bu bir yasak olursa ve hiç görmemek karışınca işe, çok acı oluyor Leylâ. Amma diyeceksin ki," Biz birbirimize o kadar alışmamıştık ki."
Öyle değil halbuki Leylâ, alışmamıştık amma, alışabilirdik ve alışacaktık...
Duvarları katı sabır taşından
Kar altındadır varoşlar,
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem, matemli aydır.
Bir başka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda,
Kar altındadır...
"Çobanların kitap okuyabildiklerini bilmiyordum." Ne yani çoban diye okuyamaz mı bu nasıl bir algı. Bu algı şimdi toplumda da var geçmiş toplumlarda da vardı bu algının kırılması gerektiğini düşünüyorum.