Sena ÖZ

Sena ÖZ
Dünya üzerinde üç muhteşem şey tanıdım: çocuklar, hayvanlar, tabiat ana; gerisi teferruat...
Bozkırın Sesi
9/10
·142 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:13
Sevgili Mehmet Yılmaz eseriniz benim için çok kıymetliydi tıpkı sizin gibi Cengiz Aytmatov hayranı bir öğretmen olarak daha bir hafta önce onu kabrinde ziyaret ettim, yaşadığım duygunun tarifi yok. Kitabınızı okurken de çıkarımlarınız, alıntı cümlelerinz sayesinde bir kez daha Aytmatov'un eserlerindeki satır aralarına yol almış oldum. Kitabınızı bitirdiğimde sınıftaydım yüzüm düştü, öğrencilerim ne oldu dedi, dedim "bitti". Hep devam etsin istedim çünkü Aytmatov ne yazsa okurum, Aytmatovl'a ilgili ne yazılsa okurum. Evini ziyaret ettiğimde aldığım bilgiye göre 2028 yılında yani Aytmatov’'un yüzüncü yaşında basılmamış bir romanı ve duvarında el yazısı ile asılı duran son yazdığı dört sayfalık yazı da basılacakmış. Bu bilgi beni çok heyecanlandırdı. Kitabınızla ilgili küçük bir eleştiri de bulunmak isterim. Tekrarlardan arınır biraz daha derinlik katılırsa zannımca çok daha edebi bir kitap olur. Kitabınızla keyifli bir yolculuğa çıktım çok teşekkürler. Okurunuz bol olsun, yolu Aytmatov'dan geçen herkese selam olsun...
Bozkırın İnsanlık Türküsü - Cengiz AytmatovMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Gufo Yayınları · 202143 okunma
En Hüzünlü Eylül
Puan vermedi·456 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 16:48
En Hüzünlü Eylül yalnızca geçmişte yaşanmış bir acıyı değil insanın insana nasıl yabancılaşabildiğini, nefretin nasıl büyütülüp bir toplumu karanlığa sürükleyebildiğini de gözler önüne seriyor. Tarih
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,704 okunma
BAŞLIK ŞAHANE GERİSİ HİKAYE
Puan vermedi·224 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 01:32
Lise çağında olsaydım bu kitabı beğenerek okuyabilirdim çünkü içsel çatışmaları, insanın iki yüzlü doğasını ve kendini tanıma arayışını daha yeni yeni keşfeden bir zihin için eser düşündürücü gelebilir, kurgusu da ilgi görebilir. Ancak iyi bir okur için basit kurgusu, tekrara düşen anlatımı, didaktik söylemi ve ordan burdan alınmış alıntıların art arda eklenmesi, yer yer kullanılan ergen dili rahatsızlık verebilir. Ki bana verdiği hissiyat bu oldu. Altı çizilecek ve üzerine düşünülecek cümleler fazla ama karma sunulduğu için kitap edebi çıtaya maalesef yükselemiyor.
Güneşin İki YüzüBahar Eriş · Alfa Yayıncılık · 20231,376 okunma
KUMANDA KİMDE?
Puan vermedi·293 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 00:29
İnsan mı eşyaya yön veriyor yoksa eşya mı insana? Kumanda bizim elimizde zannederken aslında kumanda edilen biz miyiz? Kumru gibi kalıplarımızı kırdığımızı zannederken aslında kırdığımız kalıplar bizi koruyan zırhlarımız mı? Özenti hayatlara savrulurken bizi ayakta tutan özümüz mü? Doyum noktasına ulaşmak için hunharca yaptığımız alışverişler aç gözümüzü doyurmaya çalışırken ruhumuzu aç mı bırakıyor? Düzünelerce alınanlar insanın içindeki boşluğu doldurmaya yetiyor mu? Peki insan mutluluğu sahip olduklarında mı kaybettiklerinde mi daha iyi anlıyor? Modern hayatın insanı nasıl yavaş yavaş kendi özünden uzaklaştırdığını anlatan ince ama çarpıcı bir roman Kumru ile Kumru. Çok fazla edebi derinliği olmasa da verdiği mesaj açısından okunmaya değer.
Kumru ile KumruTahsin Yücel · Can Yayınları · 20181,913 okunma
İnsanın Doğayla Savaşı
Puan vermedi·392 syf.··
2026 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 00:03
İnsan mı doğaya hakim doğa mı insana? Dişi Kurdun Rüyaları, insanın yalnızca doğayla değil kendi vicdanıyla da savaşını anlatır. Vahşi olan tabiat değil, ölçüsünü kaybeden insandır. İnsan yeryüzüne sahip olmaya çalıştıkça ruhundan uzaklaşır, merhameti azaldıkça gücünün de değeri kalmaz. İnsan toprağa hükmettiğini sandıkça yeryüzü sessizce ondan uzaklaşır. İnsan, medeniyet kurduğunu sanırken aslında kendi sınırlarını yıkar; doğa ise intikam almaz, sadece dengesini geri ister. Dişi Kurdun Rüyaları’nda din, bir ritüeller bütünü olarak değil, insanın içindeki merhamet ölçüsü olarak ele alınır. Aytmatov’a göre inanç; doğaya, canlıya ve insana karşı sorumluluk duymayı gerektirir. İnsan Tanrı adına konuştuğunu sandıkça zulme yaklaşır, ama gerçekten inanan insan korur, onarır ve yaşatır. Romanda trajedi, imanın kaybolmasından değil; imanın yerine çıkarın geçmesinden doğar. Çünkü yazarın dünyasında günah, yalnızca Tanrı’ya değil, yaratılmış olana karşı işlenen haksızlıktır. Bu yüzden doğaya yapılan her yıkım, aynı zamanda ruhun da yıkımıdır. Doğaya, inanca ve birbirine hükmetmeye çalışan insan sonunda yalnızlaşır. Çünkü hayat, sahip olunacak bir şey değil emanet edilecek bir dengedir. O denge bozulduğunda yıkılan sadece tabiat değil, insanın içindeki merhamettir.
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma