Ölüm tüm canlılar için bir miydi acaba, insan da dahil olmak üzere, hayvanları öldüren ölümle, yerdeki ottan yüz metre yüksekliğinde bir sequoiandendron giganteum ağacı da dahil olmak üzere bitkileri öldüren ölüm ya da öleceğini bilen bir adamla, bir gün öleceğinin farkında bile olmayan bir atı öldüren ölümler aynı mıydı acaba? Peki kendisini kozasına hapseden ve kapıyı ören ipekböceğinin ölüm anı hangisiydi, bir ölümden yeni bir yaşamın doğması nasıl olabiliyordu acaba, kelebeğin yaşamı böceğin ölümünden mi doğmuştu, yoksa kelebek yaşadığına göre ipekböceği hiç ölmemiş miydi.
“Sayın bakan, size daha düne kadar insanların ölmekte olduğunu ve bu durumun endişe verici olabileceğinin kimsenin aklından bile geçmediğini hatırlatmama müsade edin. Doğrudur, doğal olan ölmektir ve ölümler ancak doğal gidişatın dışına çıktığında endişe verebilir. Örneğin salgın hastalık ya da savaş durumlarında. Ancak tam da ölmeye niyetli kimsenin bulunmadığı şu durumda siz bizlerden soğukkanlı olmamızı istiyorsunuz.”
“Yaptığımız şeylerden duyduğumuz pişmanlık zamanla yatışabilir; asıl teselli bulmayan yapmadığımız şeylerden duyduğumuz pişmanlıktır.”
Sydney J. Harris