Bunların gerçekte var olması daha korkunç
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:45
Haşhaş Savaşı R. F. Kuang 10/10 "Hiç onların da," dedi yavaşça, "bizim hakkımızda aynı şeyi söylediğini düşündün mü?" Arkadaşlar bu kitap beni çok yaraladı. Savaşı, verilen kayıpları okumak beni yıktı. İçim kan ağladı yani. Kitap zaten başlar başlamaz evleneceğini öğreniyoruz Rin'in. O sahnelerini okumak o kadar rahatsız ediciydi ki anlatamamm. O üvey teyze olacak kadın var yaa. Yatacak yeri yok. Kız daha reşit olmamış, anlayabiliyor musun kız daha reşit olmamış ve gerd*k gecesinde nasıl davranması gerektiğinden bahsediyor. Ya sende kadınsın ya. Git kıza adet döngünün anlat. Her ay olunan kadına özgü şeyi anlatmak yerine gecenin nasıl geçeceğinden bahsediyor. Bu noktada Rin'i aşırı tebrik ettim. Kız az daha zorlasa atomu parçalayacaktı. Bu kızın azmi ve başarısı beni aşırı mutlu etmişti. O evlilikten kurtulduğu için ve kitap boyunca bir daha bu olaya takılmadan yoluna baktığı içinde Rin'i çok sevdim. Sinegard'a kabul aldığında sanki kendim kabul almışım gibi mutlu oldum. Ama kendini bir halt sanan kişiler yüzünden onuda zehir ettiler (Nezha mesela hdksjshsj) Biz binbir zorluk çekip oraya gelmişiz birde buraya ait olmadığımızı söylüyorlar. O Jun hoca var yaa. Kanka seninde yatacak yerin yok. Götün sağlam tabii boş boş triplere giriyon. Savaş başladığında diyorum ki herhalde bu adam ciddileşir ve bizim üstümüze gitmez diyorum. Salak herif hala bize laf sokma derdinde. Neyse Sinagard'a geçen zamanları okumak çok eğlenceliydi (kitapta tek eğlenebilidiğim kısımlar onlar oldu zaten) Hele sene sonu bunlar sınavlara girdiklerindeeee. Nezha'yı nasıl alt ettik lan. O kısım çok iyiydi. Zaten anlmıştım bu kızım speerlı olduğunu. Ama şunu merak ediyorum, Rin'in gerçek ailesi kim? Rin nasıl kurtulabildi? Nasıl bir savaş yetimi olarak anıldı? Ve bunlar diğer kitaplarda bahsedecek mi
Duygu ve Düşünce
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,090 okunma
4/10
·384 syf.··
2026 12. kitabı
Köprü krallığının ikinci kitabı olan Hain kraliçe beklentimin altında kaldı. Açıkçası böyle bir sonuç beklemiyordum. İlk kitaba nasıl başlayıp bitirdiğimi anlamamış ve bu sebepten ötürü ikinci kitabı dört gözle beklemiştim. Silas'ın köprüyü ve Ithicana kralını ele geçirdiğinde çok şey (pek çok şey yapmasını umuştum. Vahşet, aksiyon ve gerilimin ilk kitaba nazaran daha yoğun işlenmesini ama ne yazık ki bunların hiçbiri yaşanmadı. Sanki Silas bu kitapta ölümünü bekler gibiydi. Gelelim Lara'ya. Kardeşleriyle olan sahnesi güzeldi. Hele ki Aren ile çıktığı yolculuk çok daha güzel. Aren bu kitaba renk katıyor. Şuan bu kitapta adı geçen Valcotta İmporiçesinin varisi Zarrah ve Lara'nın öz kardeşi Keris'i ismen duyduk sıra cismeni yani asıl mevzuya gelmeye. Tahmin edebileceğiniz üzere bu kitapta Aren ve Lara'ya veda ediyoruz. Kitap boyunca Aren'i çok sevdim. İkinci kitapta da Lara'nın çok şeyi feda etmesi ve kanının son damlasına kadar savaşması ile gözüme girdi. Kız tam bir hamam böceği yok böyle bir şey. O kadar şeye rağmen nasıl ayakta kalabildi hayret. Doğrusunu isterseniz şaka gibi sahneler okudum. Ufak bir bilgilendirme: The Inadequate Heir, The Endless War kitaplarında Zarrah ve Keris'in aşkını okuyacağız. Fakat The Endless War kitabının 22. bölümünde yazar, Lara'nın bakış açısını eklemiş. Bu sonradan yapılan eylemi daniellejersen.com dan ücretsiz bir şekilde üye olarak temin edebilirsiniz. Son olarak, yazar şuanda bu seriye iki yeni kitap daha ekleyeceğini belirtti. İlki bitmiş ve düzenleme( yani okuma sürecine girmiş.) Konusu hepinizin bileceği üzere bu kuzey kelesini almak için Harendell ile bir anlaşma yapan Ahnna'nın hikayesini 2024'te okuyacağız. Ben şimdilik üçüncü ve dördüncü kitabını okuyacağım. Neden bilmiyorum ama bu kitabı her haliyle seviyorum. Bir daha
Fantastik
Hain KraliçeDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 2023782 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Leylim Leylim
Puan vermedi·207 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
​Şair-i Maderzat. Diyarbekir Çocuğu. Fakirin, emekçinin sesi. Leyla'nın prangası Ahmed Arif! ​Nice güzel sıfatları adının önüne getiririm de yine her güzel sıfat; adının, sevdanın, şairliğinin yanında kifayetsiz kalır. Anlatabildim mi canım? ● ​Gitmek, gözlerinde gitmek sürgüne. ​Yatmak gözlerinde, yatmak zindanı... Gözlerin hani? ● ​Senin mecburun olmak beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, insan ediyorsun, yaşatıyorsun... ● ​Kendine iyi bak. Bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. Bir daha hiçbir cihan bulamaz seni. ● ​Seni tanımak, seni bir kerecik bile görmek; milyarlarca yıl yaşamaktan daha dolu, daha hazlı ve daha değerlidir. ● ​Benim için çok mühim olan; sana âşık olmak veya âşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. Aslolan seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. ● ​Ben senin mecburunum. ● ​Bir daha dünyaya gelsem aynı hayatı, daha bir ustaca ve korkusuz yaşarım. Ama bu sefer seni tanımakta gecikmem! ● ​Tattığım, yaşadığım başka duyular, inançlar da var ama seninki gibi yüzde yüz, yüzde milyar kere milyar katkısız ve candan değil. ​● İlk sen mağlup ettin beni. ● ​Benim her şiirimde varsın ve olacaksın. Ama dünyanın en dehşet şiiri bile "sen" olamaz. ● ​Sana mahkûm kalmak güzel. Gözlerinden öperim. N'olur yaz… ● ​Sen nasılsın canım? Elin, yüzün, havan bıraktığım gibi mi? Korkunç özlemişem seni. ● ​Korkunç azaptayım. Öylesine hülya, kutsal ve uzaksın ki... Allah kahretsin beni. ● ​Ne güzel şey; senden gayrısını takmamak, tanımamak. ● ​Seni tanımak ne yalçın bir kadermiş! ● ​Bilmiş, bilmişler sana nasıl yandığımı. ● ​Seni cehennemî bir hasretle öperim. ● ​Seni sevmek; ölümlere, zulümlere panzehirdir. ● ​Nemsin be? Sevgili, dost, yar, arkadaş… Hepsi. ● ​Sensiz tadı yok bu evrenimin. ● ​Hasretim yazına, hasretim yüzüne. ● ​Gözlerinden, gözlerinden öperim.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,7bin okunma
Mezarlıkta Senfoni
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 01:43
Mezarlıkta Senfoni Merhaba hissedenler, bugün size birbirine bağlı iki kalpten bahsedeceğim. Hissediyorsun ama dokunamıyorsun. Tam da böyle bir his, böyle bir iz bırakıyor bize. Her şey bir radyoya bağlanmak ile başlıyor. Normalde DJ konuşmalarını sevmeyen, dinlemeye bile tahammülü olmayan kızımız Eda, nedense Göktuğ'un sesine gülümsüyor. Göktuğ, "Şiir ya da şarkı, ne söyleyeceksiniz bize?" diye soruyor. Sizce kızımız hangisini okumuştur? Kızımız başta sesten etkilense de normal hayatına devam ediyor. Şimdi soracaksınız: Peki ya oğlumuz? Ah Göktuğ, normal hayatına devam edemiyor. Neden mi? Tabii ki de Eda'nın sesini unutamadığı için... Evet, size bir aşk romanı ile geldim. Kitabın hızlı bir girizgâhı var, karakterlerin de öyle olduğunu düşünüyorum. Bu sanki ilk görüşte aşk gibi, e tabii bizimkilerin sadece bir sesten ibaret oluyor. Sizce çiftimiz o radyodan sonra tekrar konuşmuşlar mıdır? Buluşmuşlar mıdır? Romanda Göktuğ'a birçok kez kırıldım ama his öyle bir şey ki, bir insanı görmeden nasıl hissedebilirsin ki? Sadece sesini duyduğu için mi? Yanlış insan ve doğru insan kavramlarını yazarımız kitapta çok güzel işlemiş: ''Birine körü körüne bağlanmak yanlış sevgidir.'' Ne güzel söylemiş yazarımız. Yanlış sevgi ve doğru insan, bunu anlamak çok önemli. Yanlış olduğunu bildiği hâlde bile bile sevebilir mi bir insan? Sevebiliyormuş, ne kadar yanlış olursa olsun. Kalbine işliyormuş, mıh gibi orada duruyor. Sevgi hiç azalmıyor, hep artıyor. Hani birine ihtiyaç duyarsınız ya ama o sizin yanınızda olamaz, olmaz. İşte bunu iliklerime kadar hissettiğim bir kitaptı. His, Eda'nın duygularını, hislerini, şiirlerini o kadar anladım, hissettim ki... Ama yazarımız başta demiş, bizi uyarmış Göktuğ, nedenini tam bilemesem de, anlayamasam da sende de bir şey vardı. Ne olduğunu
Mezarlıkta SenfoniSeda Özlem Başpınar · Dls Yayınları · 202425 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 2. kitabı
Şeyist Biz talebeyken şeydik İyi arkadaştık şeylen Biliyorsunuz şeylen şey olunmaz Ben şeyi bitirince babam Şey dedi Şey Partisine girdim Zaten Şeyle evlenmiştim Şey şeye gidelim dedi gittik Şeysiz de olmuyor döndük İki şeyim oldu büyüdüler Doktor sende bir şey var diyor şimdi Tabi bende bişey var: sayamadığın kadar Kimse dokunamaz benim şeyime Çünkü ben bir şeyim Her şey de bir şeydir ama Ben başka bir şeyim Ben Şeyim...
Sevgi DuvarıCan Yücel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,2bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Kitap Adı: Güneş Ve Onun Çiçekleri Yazar Adı: Rupi Kaur Sayfa Sayısı: 245 Çeviri: Gizem Aldoğan Kitap Türü: Şiir / Deneme Kitap, başka bir kitabı okurken karşıma çıktı bende bir bakayım derken bir de baktım kitabı okumayı bitirmişim. İlginç geldi bana, tüm yazılanlar. Hindistanı tarif etse de bence tüm dünyanın gerçeğini yansıtıyor. Kısaca kitapta, sevgi, acı, şifa, kadına karşı şiddet ve mücadele var. Kitap 5 bölumden oluşmakta, solmak ile başlayıp, çiçeklenme ile biten. Özet olarak insan önce solması gerek ki en sonunda çiçeklenebilsin, diyor yazar. Bana en üzücü gelen konu ise, Hindistan'da sırf kız çocuğu olarak doğduğu için öldürülen bebekleri anlatan bölümdü. Sadece acımasız değil aynı zamanda kadına verilen değer de acı bir şekilde gözler önüne seriliyor her bir sayfada. Yüzümüze tokat gibi çarpıyor her toplumda karşımıza çıkan cinsiyet ayrımcılığı. Keşke gelmeseydi kadınlar dünyaya, daha mı iyi olurdu? Kim bilir? "işte yaşamın reçetesi bu dedi annem aldı beni kollarına gözyaşlarım akarken her yıl bahçene ektiğin çiçekleri düşün sana öğretecekler ki insanlar da çiçek açmak için solmak köklenmek ve büyümek zorunda..." Kitaptan daha fazla spoiler vermek yerine birkaç alıntı: Solmak bölümünden - Varlığının şahidi onlar, imreniyorum rüzgarlara - Güneşi de alıp gittin, beni terk ettiğinde
Güneş ve Onun ÇiçekleriRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20184,009 okunma