..yüreğinde, tıpkı bir mezar gibi, şu ya da bu türde, güzel, aydınlık bir özün gömülü olduğunu, bu özün belki çoktan öldüğünü ya da dağların derinlerindeki altın madeni gibi orada öylece yattığını içi parçalanarak hissediyordu.
Bir çocukluğu bir sevince dönüştürür insan çoğu zaman, bu sevinci yıkmak kötü bir şeydir. Hele onu sürdürüp de duyanı daha bir sevinçli kılmak olanaklıyken.