Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da binlerce kolları vardır. Bunları senş yakalamak, çekmek, aşağı indirmek ve batırmak için kullanırlar.
Genelleme ancak bireylere, kişilere uygulandığında yanlış sonuçlar verir. Kalabalıkları tanımlarken her zaman gerçekçi bir yöntemdir. Senin ülken de demokrasiyle yönetiliyor. Yani kalabalığın diktatörlüğüyle.
Ateşi besleyen şey onu söndürebilircek şeydi aslında: Rüzgâr. Rüzgârın sırrına hükmüm böyle geçiyordu. Tam kıvamında bırakınca rüzgârı ateşin karnına ateş aleve duruyordu. Coşuyor, taşıyordu. Biraz fazla asılsam körüğün meşin karnına, biraz fazla tutsam ateşi rüzgara, ateş sönüyordu. O zaman babamın gözlerinde bir dağ nasıl gülümserse öyle bir gülümseme, öğretiyordu.