Ateşi besleyen şey onu söndürebilircek şeydi aslında: Rüzgâr. Rüzgârın sırrına hükmüm böyle geçiyordu. Tam kıvamında bırakınca rüzgârı ateşin karnına ateş aleve duruyordu. Coşuyor, taşıyordu. Biraz fazla asılsam körüğün meşin karnına, biraz fazla tutsam ateşi rüzgara, ateş sönüyordu. O zaman babamın gözlerinde bir dağ nasıl gülümserse öyle bir gülümseme, öğretiyordu.