Düşünüyorum da "seninle şöyle karşılıklı oturup" konuşamadık hiç. Kalabalık salonlarda ya vedalaştık ya sarıldık ya da sarılarak vedalaştık seninle. Bak, biz de belki bunun için gelmişizdir dünyaya. Bir gün bir yerde asla kavuşamalayım ve birimizden birimiz bunu fazla ciddiye alsın. Görevlerimiz böyle verilmiş olabilir bizim de. Layıkıyla yerine getirelim isterim ben. Gel, bir gün oturup konuşalım seninle, sonra yine vedalaşırız.
Mutlaka konuşalım ama sakın kavuşmayalım seninle.