İlk öyküde, yoksul bir kunduracı olan Simon, karısı Matryona’ya söz verdiği, koyun postundan kabanı almak için yola çıktığında hayatının değişeceğinden habersizdir. Kilise kapısında rastladığı çıplak adamı önce hırsız sanar, sonra dayanamayıp üstündekileri ona giydirir. Eve döndüğünde ne koyun postundan kabanı ne de cebinde parası vardır. Yanında bir yabancıyı getirdiği gibi içtiği votka yüzünden sarhoştur üstelik. Sonradan bir melek olduğu anlaşılacak olan Michael, Tanrı’dan şu mesajı iletmektedir: “Üç hakikati öğren: İnsanın içinde ne vardır, insana ne verilmemiştir ve insan neyle yaşar?”