…Sonra aklıma yazmak geldi yine. Garip bir şeymiş bu yazmak; ilaç gibi, şifa gibi bir şey. Hatta iptila gibi. Başlayınca bırakamıyorsun. Bir de garip ama rahatlatıyor seni. Kimseye anlatamayacaklarını yazarak anlatacağını sanıyorsun.
İnsan böyle bir şeydi işte. Kaç yaşına gelirse gelsin, nerede ve nasıl yaşarsa yaşasın kendi hâlinden gayrısını göremiyordu bir şekilde. Akıl edemiyordu işte bazen, şöyle edersem karşıdaki ne hisseder diye. Ah bir öyle düşünebilseydi insan, dünya ne güzel yer olurdu. Gerçi öyle olanlar da vardı ama onların da insanların gözünde kıymeti yoktu. Ne kadar ince düşünürsen o kadar çok kırıyordu insanlar.
İçindeki acıları, pişmanlıkları, dertleri ve terk edilmişliği susturmak içindi bu bir an olsun kendini boş bırakmaması. İnsan böyle yapardı; derdini, tasasını ve en çok da yalnızlığını aklından atmak için durmadan dinlenmeden kendini yormak için çalışır dururdu.