9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Junji Ito’nun eserleri arasında en sevdiklerim arasına giren Sensör, sayfalar boyunca sizi gerilim içinde tutan ve “Acaba şimdi ne olacak?” merakıyla bir sonraki sayfaya sürükleyen müthiş bir korku mangası. Sensör aslında birçok şeyi aynı anda anlatıyor: insanın varoluş arayışını, beden algısının çözülüşünü ve tekinsizliğin en saf hâlini... Kozmik korku, gizem ve psikolojik gerilimin iç içe geçtiği bu eser, okuduktan sonra da zihninizde yaşamaya devam edecek.
SensörJunji İto · Kayıp Kıta Yayınları · 202576 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Süper bayıldım. Gezegenler falan birazcık Remina'yı andırdı ama ondan daha güzeldi. Böcekli bolum çok rahatsiz edici. Bugun de junji ito söyleşisine gideceğim günün anlam ve önemi üzerine.
SensörJunji İto · Kayıp Kıta Yayınları · 202576 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
2/10
·240 syf.··
2026 22. kitabı
Okuduğum en kötü Junji İto kitabıydı. Genel olarak çok sıradan, çerezlik ancak bir şekilde eğlendiren hikayeler yazan Junji İto; bu hikayede tamamıyla rastgele bir şeyler serpiştirmiş desek yeridir. Hikayede ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Bunun dışında diğer kitapları gibi herhangi bir gerginlik vermeyi de hiç başaramadı #k:519250. Tamamıyla başarısız bir kitap diyebilirim. Junji İto okumak istiyorsanız, Eriyen Sınıf ve Mimi'nin Dehşet Öyküleri (Bez Cilt) çok daha iyi seçenekler olacaktır. Baskı konusunda, genel olarak Kayıp Kıta'nın baskılarını çok severim. Lakin bu baskıda soluk ve çatlak sayfalar mevcuttu. Rahatsız edici bir durum. İndirimde almış olmasaydım çok sorun ederdim şahsen. Umarım diğer baskılarda da kalitesi düşmeye devam etmez Kayıp Kıta'nın.
1000Kitap
SensörJunji İto · Kayıp Kıta Yayınları · 202576 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 9. kitabı
begendim çok güzeldi ama konusu beni çekmedi. Yine de okumanızı tavsiye ederim Junji Ito Tr ye geliyo ve ben gidemedim maalesef. Gitmek çok isterdim ama yine de iyi bir şey.
SensörJunji İto · Kayıp Kıta Yayınları · 202576 okunma
En sonunda aynı tadı buldum…
8/10
·520 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 19:03
Eskiden gazete alıp kupon biriktirir onlarla da Yaysata gidip verir karşılığında ana britannica, meydan Larousse gibi ansiklopedileri alırdık cilt cilt. O zamanlar bilgiye erişim bizim gibi yetim çocukları için bununla sınırlıydı. Hatırladığım o zaman anam bizi kimin evine götürse mutlaka evde kitap varsa ya da ansiklopedi ,olduğu yeri tespit edip okurdum. Ne olduğu önemli değildi, içinde kaybolurdum bu da bana yeterdi .Bu kitabı Fatih Altaylının bir videosunda gördüm ve aldım. Öncelikle yıllar sonra o zamanlardaki tadı aldığımı söyleyebilirim.Mesleğim gereği bilime yatkın olmama rağmen sıkıldığım yerler oldu ama yazar öyle güzel yerlere bağlantılar yapmış ki asla kopmadım ve elimden de bırakamadım, şunu söylemeliyim kitap yazılı kısım olarak 375 sayfa kadar 60 sayfa kadar kitapta bahsi geçen kuşe kağıda basılı hayvan fotoğrafları ve 100 sayfa kadar da referans var ne de olsa bu bir bilim kitabı ve referans olmadan olmaz. Belgesel müptelası olmama rağmen bilmediğim çok fazla mükemmel hayvanla tanıştım.Bazen kitabı okumayı bırakıp YouTube da bu hayvanların anlatılan şeyleri nasıl yaptıklarını izledim ve doğanın tasarımına bir kez daha hayran oldum.Özellikle zümrüt eşekarısının hamamböceğini yürüyen bir zombiye çevirip tasmalı bir köpek gibi evine götürüp gelecekteki yavrusuna canlı yem olarak sunması ve kör olmasına rağmen yarasalardakine benzer bir sistemle(ekolokasyon) çevresini anlamlandıran insanların olduğunu öğrenmek muazzamdı. Dünyada bizim anlamlandırabildiğimiz ,hayvanlara ait olağanüstü sensör sistemleri var ve bunların literatüre geçmiş olan tümü bu kitapta var. Onlar bu sistemlerin bir kısmını yaşamları için geliştirip mükemmelleştirken bizim bunları gözlemleyebilmemiz güzel ama güzel olduğu kadar da düşündürücü. Bilime , doğaya ve kendimiz dışındaki
1000Kitap
Muazzam DünyaEd Yong · Domingo Yayınevi · 202555 okunma
Puan vermedi
"KÖR NOKTALARIMIZ" “Neden kimse kusurlarını itiraf etmez? Çünkü kendisi daha onların içindedir. Ancak uyanmış olan bir kişi rüyasını anlatabilir.” Kusurlarımızı oldukları gibi göremeyiz. Neden? Çünkü onların tam ortasında yaşıyoruz da ondan. Balık suyun farkında değildir. Biz de kendi yanlışlarımızın, korkularımızın, zaaflarımızın içinde yüzüyoruz. Suyun farkına varmak için sudan çıkmak gerekir. Peki ya çıkamıyorsak? Düşüncelerimizin çoğu bize ait değil aslında. Çevremizde ne olup bitiyorsa, küçük yaşlardan itibaren zihnimize taktığımız bir süzgeçten geçerek giriyor. Ailemizin beklentileri, toplumun dayatmaları, medyanın pompaladığı arzular… Bunların hepsi önce başkalarına ait. Sonra sessizce bizim oluyor. Öyle ki, hangi arzunun gerçekten bize ait olduğunu, hangisinin bize emanet edildiğini ayırt edemez hale geliyoruz. Ve zihnimiz, bizi kendimize getirecek, kusurlarımızla yüzleştirip olgunlaştıracak düşünceleri rahatsız edici bularak uzaklaştırıyor. Ne kadar ustaca değil mi? Rahatsız olacağımız her şeyi süzüp atan bir sistem kurmuşuz içimize. Gerçekle yüzleşmek yerine, bizi oyalayan küçük oyunlar, küçük hazlar, küçük zaferler… Kızdığımızda neden öfkelendiğimizi anlamadan bağırıyoruz. Korktuğumuzda neden kaçtığımızı sorgulamadan uzaklaşıyoruz. Kıskandığımızda bunu kendimize bile itiraf edemiyor, başka bahanelerin ardına sığınıyoruz. Kör noktada kalan, fark edemediğimiz için düzeltemediğimiz sorunlar… Hayatımız dar görüşlülükle, tekrarlayan çatışmalarla, ilişki sorunlarıyla ve tarifsiz bir huzursuzlukla geçip gidiyor. Daha da kötüsü: Bazen mutluluk zannettiğimiz küçük hazlarla dolu bir yaşamda, kendimizden habersiz, bencil ve çevresine zarar veren bir insan olarak yaşamımızı sürdürüyoruz. Eser, bireyin kendine dair fark edemediği, itiraf edemediği veya inkâr ettiği
Edebiyat
Kör NoktalarımızYavuz Selvi · Foliant Yayınları · 2025121 okunma