Zaman gerçekten de tek ve arkası gelmeyen büyük bir kumaş parçası, değil mi? Genelde bize uysun diye zamandan parçalar biçer ve kendimizi, zamanı ölçümüze uyduruyoruz diye aldatırız ama gerçekte o, geçer de geçer.
Ben saate baktığım sürece, en azından dünya devinim durumunda kalıyordu. Pek de etkileyici bir dünya değil ama gene de devinim halinde. Ve dünyanın hâlâ devinim halinde olduğunu bildiğim sürece, ben de var olduğumu biliyordum. Pek etkileyici bir varoluş değil ama gene de varoluş işte. Birisinin kendi varoluşunu sadece bir elektrikli duvar saatinin göstergeleriyle doğrulamak istemesi beni şaşırttı. Daha bilimsel bir doğrulama yolu olması gerekiyordu. Ama ne denli uğraşırsam uğraşayım, daha az kolay hiçbir yol gelmedi aklıma.