Şükür

Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonralarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum, üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi, etrafindan dolaşmanın hiçbir yolu yok. Yazlarla ne yapacağımı bilmiyorum, onlar babamla, annemle, evle ve bahçeyle ilintiliydi, durmadan ortaya çıkan tüm anılarla ne yapacağımı bilmiyorum, geçmişle ne yapacağımı bilmiyorum, gelecekteki günlerle ne yapacağımı da.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Yüreğinin nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır. (Petrarca)
Sayfa 169·Kitabı okudu
Önce uzun bir acı olur. Keder sonra gelir.
Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum, kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor. Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam pişmemiş ekmek gibi, yutması zor.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Alıntı
Bazen aramızda olmadığını unutuyorum ve mutlu bir an oluyor bu, onu aramaya kalkışıyorum ve o anda dank ediyor.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Hüzün, her şeyi boğan ve babamın onlardan kurtuluş yok dediği inatçı otlar gibi uzun süre kalır.
Sayfa 92·Kitabı okudu