Bilinç akışından dolayı okuması zor bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Benim en çok dikkatimi çeken karakter savaş sonrası delirmiş olan karakterdi. Onun intiharı ve yaşadıkları çok gerçekçiydi. Aslında bakarsanız kitaptaki neredeyse her karakterin aklından neler geçtiğini hepsinin zihinlerine girebilmeyi çok hoş buldum. Hoşuma giden detaylardan birisi de Sally karakteri ile Mrs Dalloway arasındaki detayına girilmemiş aşk ilişkisi. Sally çok kendine has bir karakter keşke onun ve Dalloway arasındaki ilişkiyi daha fazla okuyabilseydik. Bir daha Virginia Woolf okur muyum bilemiyorum, iyi odaklanacağınız bir dönemde okumalısınız.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı idi. Kitap güzel olmasına karşın bana birçok kısımda yazarın hitap ettiği kitle sanki hep erkeklermiş gibi hissettirdi. Özellikle mutluluk ile alakalı bölümde. Bana ilginç geldi çünkü sonra ve önce okuduğum kitapta bunu sezmemiştim. Özellikle cinsel konulardan bahsettiğinde okurlar hep erkekmiş gibi bahsedilmiş. Bu da hoş değil tabii. Bunun dışında oldukça sürükleyici ve eğlenceli bir deneme olduğunu söyleyebilirim. Felsefenin engin sularına, biraz serinlemek için ayaklarımızı sokmuşuz gibi tarif edebilirim bu kitabı.
Bu kitap 2025 yılında okuduğum sanırım beşinci kitap. Yazarın da okuduğum üçüncü kitabı. Bu kitaptan önce de Felsefenin Tesellisi'ni okudum. İlk okuduğum kitabı ise bir deneme idi Proust ile
Genazino bir yıl önce avare gibi sokaklarda yürümeye bayıldığım bi dönem, şehrimin sahafı tarafından bana önerilen bir yazardı. Genazino karakterleri de avare oldukları ve hepsi de sokaklarda yürümeye bayıldıklarından okuması çok keyifli geldi. Aslında bütün kitapları sanki tek bir kitapmış gibi hissettiriyor. Ama bu bence kötü bir şey değil ben konforlu hissediyorum bu sayede. Ölmeden önce yazdığı son kitap olmasından mıdır bilmem ama bu sefer olay akışına bayılmadım. Evet, altmışlarına merdiven dayamış bir insanın olabileceği bir nokta. Ama bazı konularda kendini fazlaca tekrar etti. Kendi annesi, emziren anneler, memeler, pantolonlar. Bu temalar diğer kitaplarında da var ama bu kitaptaki kadar tekrar ettiğini diğerlerinde görmedim. Olay akışı gerçekten çok kopuktu bu sefer. Ama yine de sevdim bence çok keyifli bir yazar. Genç bir insan olarak Genazino’yu özellikle kırkını geçmiş insanların daha çok sevdiğini düşünmeden edemiyorum. Bu arada cinsellik gibi bizim toplumumuzda hala tabu olan bir konuyu rahatça işleyip ele alması, gündelik olarak bahsetmesi yazarın en sevdiğim yanlarından birisi. Kendisi bütün kitaplarını okuduğum tek yazar olma ünvanına sahip olmasından dolayı yeri bende ayrı. Sevgiler Genazino.