Iyi olmamak için sebepler üretme kendine.
Bugün biraz da bunun üzerine yazmak istiyorum, benim de ihtiyacım olan bir yazı.
Bir yolun ortasında kaybolmuş gibi hisseden de, çok güzel bir haber alanda, annesini kaybeden, sevdiği ile güzel vakit geçiren de, sevdiğinden ayrılanda bilemiyor bir sonraki gün ne yaşayacağını...
Zaman kavramı çok karmaşık derin aslında lakin bende tek bir zamanın var olduğuna inananlardanım şu an.
Şu an arayabilirsin anneni, şu an sarılabilirsin, şu an öpebilirsin, şu an okuyabilirsin, yazabilirsin, öğrenebilirsin.
Geri alamadığın, değiştiremediğin şeyler üzerine düşünüp şu anını da mahvetmek neden?
Şu anı, şu bir saniyeyi hatta okuduğun şu anki yazıyı dahi geri alabilir misin?
Duygularını at bir kenara yaşa demiyorum elbet çünkü o duyguyu şu an yaşaman lazım ki tekrar tekrar o acıyı ve hüznü yaşama.
Seni 5 dakikadan fazla düşündüren her ne ise sana ait olan bir durum değil benimsemen özümsemen gereken bir durum değil.
Yas süreci ve kayıplar için alışma süresi 6 aydır.
Cüceloğlu'nun bir sözü vardı hani,
Sen üzülüyorsun diye hayat sana yol vermeyecek.
Ve bu nedenledir ki
Gerçekten elle tutulur canını derinden yakacak bir sorunun derdin yok ise,
Iyi olmamak için sebepler üretme kendine olur mu?
Kimsenin derdini küçümseme değil bu yazım, o kadar çok kötü olaylara maruz kalıyoruz ki neşeyi, mutluluğu, güzeli, iyiyi ve iyiliği unutuyor gibiyiz. Unutmayalım hâlâ bir nefes alıyorsak umut hep var olacaktır.