Kadınlarla yaşamak dört mevsimi bir güne sığdırmaktı. Kadınlar... gerçekten tuhaftı. Duygunun dört mevsimi, her birinin bedeninde her an gezinmekteydi, erkeklerse sadece ilkbaharı görmeye niyetliydi.
Gerçek sevgi insanı kestirmeden daima kendine getirirdi. Bu yüzden sevilmeye muhtaçtı insanlar, çünkü kendilerine gidebildikleri en kısa yoldu sevgi, kendilerini bulabildikleri tek memleketti.
İnsanı kendi fırtınasından sadece sevgi çıkarabilirdi. Mutlak sevgi, karşılık beklemeden yürekte hissedilen bir yücelikte, sınırsız bir coşkuda ve koşullar ne olursa olsun daima gerçekte neyin önemli olduğunu hatırlatacak güçteydi.
Ülkü gözlerini Seliminkilerden ayırmadan, sözleri silah, bakışları kalkan, karşı karşıya dikildikleri o ansa savaş alanıydı. Anlarda verilen savaşlar meydanlarda verilen savaşlardan çok daha fazla iz bırakırdı.