Hayatın en verimli terapilerinden biri acıyı paylaşmak değil miydi?
Hayat, acı ve sevginin zıtlığında yaşanan bir ikilemde çalışan denklem gibiydi. Acılar paylaşılarak azalır, sevgi paylaşılarak çoğalırdı, hayatın temelinde daima paylaşmak vardı. Cennet ancak paylaşılarak kurulabilecek en güzel yer değil miydi?
Kadınlar günü, kadın ve emek istismarcısı markaların indirim yaparak kutlayacağı bir gün değildir. "Yalancı ve zalim erkeklerin" öylesine diline doladığı bir gün hiç değildir. Kadınlar günü, hakları uğruna can veren kadınları anma günüdür. Ne mutlu yaşamın her alanında var olan, ayrımcılığın, eşitsizliğin ve haksızlığın karşısında dik durebilen kadınlara.
Moda içtekini dışa yansıtabilmek için araç olduğundan beri insanlar kestirmeden kimliklerini sunmak için yarışır olmuşlar, kimliği beğenilen bir diğeri gibi giyinmek, görünmek, sürüler halinde birbirini taklit etmek, kişiyi keşfetmesi gereken özünden uzaklaştırırken kalabalıklara yaklaştırmıştı.
Toplum içinde var olmak, kimliğini en yakışır şekilde ortaya koymak, saygı bulmak için tek yoldu iyi giyinmek. Üste başa bakarak insan yerine konulan bir gelenekten geliyordu insanlık, adım adım insanlığından uzaklaştırılarak.