Christy Brown'un ' Sol Ayağım ' kitabı , ne bir kurgulama , ne de bir hayal ürünüdür. Bu kitabında Christy Brown kendi öz hayatını yazmıştır.
Doğuştan beyin ve vücut felci olarak doğmuştur , Christy Brown. Fakat hareket ettirebildiği tek bir unsuru vardır. Sol ayağı...
Christy'nin annesi onun bir gün büyük işler yapacağına tam inançlıdır. Fakat babası buna pek inanmaz. Christy aynı zamanda 7,8 çocuğun kardeşidir. Hatta ondan sonra gelen bir tane daha kardeşi vardır. Bu zor hayatta Christy'nin annesi ona evde eğitim vermeye başlar.
Christy'nin babası , bu fikri gerçekleştiremeyeceklerini düşünür. Fakat bir gece Christy yemek masasındayken yere inerek tebeşir ile yere 'anne' yazmıştır. Ben hala hatırlıyorum orayı okurken gözlerimin dolduğunu...
Christy büyüdüğü zaman bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta nice dostlar , ve nice kayıplar verildiğine şahit olur. Bu yolculuk sonunda bir sahne de 'sol ayağım' kitabını anlattırır. Ve bunu beğenen insanlar kitabın basılmasında ısrar ederler. Ve Christy kitabı bastırır..
Hayat hikâyemi yazmayı her şeyden çok istiyordum ama yazamayacaktım anlaşılan. Her zaman olduğum yere geri dönmüşüm gibi görünüyordu, bir şeyler yapmayı istiyordum ama nasıl olacağını bilmiyordum. Hayallerim gerçekleştiremeyeceğim kadar büyüktü.
Kucağımda kıvrılıp duran ellerimi unutmuştum. Çarpık ağzımı ve sallanan kafamı unutmuştum. Dinledim... Önümde bir sürü izleyici, annem ve babamla oturup kendi çocukluğumun anlatılmasını dinlediğim doğru muydu? Bütün bunları ben mi yazmıştım? Bütün bunlar aklıma gelmiş miydi'? Hayal görüyor gibiydim.
Dinledim... O aralık gününü, annemin yanımda çömelip oturduğu, pes etmemem için beni teşvik ettiği, bir parça sarı tebeşirle 'A' harfini çizdiğim o aralık gününü hatırladım... Tony'nin beni çalıların arkasına soyduğu, Jim'in kocaman mayosunu giydirdiği, kanala bıraktığı, Jim'in 'boğulacak, sana diyorum,' dediği gün. Lourdes'yi ve Grotto'nun önünde yanan mumları... Sheila'nın aralık sabahlarında kliniğe gelişini, kumral saçlarının rüzgârda uçuşmasını ve yüzüne düşen yağmur damlalarını hatırlıyordum...