Kaan

Kaan
@sercan61
Gözleri yıldız gibi kaşları hilal Sanki Mustafa Kemal bizim çocuklar ...
Anadolu Üniversitesi - Sosyoloji
219 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
9/10
·192 syf.··
2019 38. kitabı
·
161 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2019 11:19
Christy Brown'un ' Sol Ayağım ' kitabı , ne bir kurgulama , ne de bir hayal ürünüdür. Bu kitabında Christy Brown kendi öz hayatını yazmıştır.  Doğuştan beyin ve vücut felci olarak doğmuştur , Christy Brown. Fakat hareket ettirebildiği tek bir unsuru vardır. Sol ayağı...             Christy'nin annesi onun bir gün büyük işler yapacağına tam inançlıdır. Fakat babası buna pek inanmaz. Christy aynı zamanda 7,8 çocuğun kardeşidir. Hatta ondan sonra gelen bir tane daha kardeşi vardır. Bu zor hayatta Christy'nin annesi ona evde eğitim vermeye başlar.                 Christy'nin babası , bu fikri gerçekleştiremeyeceklerini düşünür. Fakat bir gece Christy yemek masasındayken yere inerek tebeşir ile yere 'anne' yazmıştır. Ben hala hatırlıyorum orayı okurken gözlerimin dolduğunu...                  Christy büyüdüğü zaman bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta nice dostlar , ve nice kayıplar verildiğine şahit olur. Bu yolculuk sonunda bir sahne de 'sol ayağım' kitabını anlattırır. Ve bunu beğenen insanlar kitabın basılmasında ısrar ederler. Ve Christy kitabı bastırır..
1000Kitap
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Reklam
9/10
·140 syf.··
2019 37. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2019 14:45
Kapıların hepsini dış dünyaya kapatmış bir kişiliktir kahramanımız. Kaplumbağanın kabuğuna çekilmesi gibi elini ayağını her şeyden çeker. İnsanlarla konuşmayı sevmez hatta onlardan tiksinir kendinden de tiksinir. Kahramanın değimi ile yeraltı’na sığınmıştır. Yeraltından kastı ise içine kapanmaktır. Kişisel düşünceleri, kimi zaman kızgınlığı, umutsuzlukları, isyankar tavırları ve hayal kırıklığı içinde yaşamına devam etmektedir. Aslında içten içe yanar. Öfke haddinden fazladır içinde. Kızgındır çünkü toplumun dışındadır. Toplumun içine girmek istemez çünkü kendini diğerlerinden daha zeki görür. Kendini zeki gördüğü gibi bazı zamanlar ise yerdeki böcekten daha değersiz hisseder kendini. Kimi zamanda kendini hasta diye tanımlar. İnsan kendisine bahşedilen her ne var ise yinede şükretmeyi bilmez bir anlamda nankördür. Dünya çıkar üzerine kuruludur. Çıkarlar hep ön plandadır. Bazende kendi bildiğini okuma özelliği çıkarların önüne geçere kahramanımıza göre. Okulda arkadaşları kahramanımızla alay eder hep. Bunu yine kendini diğerlerinden daha zeki olmasına bağlar. Kendini kitaplara verir. O kadar çok kitap okur ki en başata anlamlı gelen şeyler artık anlamsız gelmeye başlar. Meyhanenin yanından geçerken bir kavgaya şahit olur. Kavgaya karışmayı ister ama kendinde o cesareti bulamaz ve oradan ayrılır. Çıkarken biri omzuna çarpmıştır bunu gurur yapar ve sürekli düşünür. Arkadaşlarıyla zaman geçirmek ister ama her defasında hüsrana uğrar. Ortamlara uyum sağlayamamaktadır. Bir kızla tanışır ve aşık olur. Ama fevri hareketleri bu aşkın daha başlamadan bitmesine neden olur.
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
·
142 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2019 11:07
1914 yılında Rava-Ruska'da bir Avusturya hafif süvari alayıyla katıldığı çarpışmada ölen Baron Fredrich M. Von R. ‘nin hikayesi şu şekildedir. Baron Fredrich M. seçkin ve zengin bir burjuvadır. 7 Haziran 1913 de otuz altı yaşında iken ona ölen ailesinden yüklü bir miras kalmıştır. Bunun üzerine subaylıktan ayrılıp emekli olur. O günden sonra o olağan üstü geceye kadar, kadınlar, antikalar, kitaplar ile vakit geçiren biridir. Fakat bu zenginlik dolu yaşam onu derin bir durgunluğa doğru sürüklemekte gide gide tüm heveslerinden uzaklaşmakta, artık kitaplar, antikalar ve kadınlar bile ona heyecan vermemektedir. Aniden hissizleşip hayattan kopmaya başlayan baron artık bu hayatından iyice bunalmaya başlamıştır. O gün ne için çıktığını bile bilmeden evden çıkmış, bir faytona atlamış, arabacısı " At yarışlarına değil mi efendim? " diye sorunca başı ile onayladığından dolayı at yarışına gelmişti. Bu Pazar günü at yarışını izlerken ilk kez de bir “suç” işlemişti. Yarış başlayınca tüm soylular bambaşka biri oluvermişler, kazanmasını istedikleri atın ismini bağıra çağıra seslenmeye başlamışlardı. Bir ara bir sessizlik olmuş baronun gözü bir hanıma takılmıştı. Bu kadın gözleriyle barona cilveler yapıyordu. Bu gizli oyun Baron’a heyecan veriyordu. Ama bir müddet sonra kadının yanına kel bir adam yaklaşmış ve adam elini kadının omuzlarına atmıştı. Bu adam belliydi ki kadının kocasıydı. Yarış tekrar başlarken o kadının şişman kocası elindeki kuponları düşürmüş, kuponların bir tanesi de baronun ayağına gelmişti. Baron bu kuponu eline aldığında at yarışı başlamış Baron’un elindeki kuponda yazılı olan at yarışta öne geçmişti. Yarış bitmiş ve tüm ikramiye yerden kuponu alan barona çıkmıştı. İlk kez bir suç işlemenin yarattığı duygu ile tekrar bir bilet almış ikinci ikramiye de
1000Kitap
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
8/10
·1724 syf.··
2019 34. kitabı
·
195 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2019 14:57
Yoksul ve köylü bir aileden gelen Jan Valjean, ailesini doyurmak için çaldığı bir somun ekmek yüzünden beş yıl kürek cezasına çarptırılmış, sık sık hapisten kaçtığı için de katlanan cezaları yüzünden on dokuz senee yattıktan sonra hapisten kurtulmuştur. Bir ekmek için yattığı bu kadar sene, çektiği acılar, halktan gördüğü kötü muameleler nedeni ile inançlarını da yitirmiş, topluma öfke ve kin duymaktadır. Mahkûm olduğunu belli eden belgesi yüzünden herkes onu dışlamakta, kimse ona bir iş vermemektedir. Perme perişan bir halde bir halde “D” kasabanın piskoposu onun haline acımış ve onu evine almıştır. Ama J. Veljan evdeki gümüş takımları çalıp kaçmış ama Piskopos, ondan şikâyetçi olmayarak onları hediye ettiğini söylemiştir. Üstelik Papaz ona iki tane gümüş şamdan da verir fakat Papaz ona elde edeceği parayı namuslu adam olma yolunda harcaması şartını da koşmuştur. Bu olay, Jean Valjean için bir dönüm noktası olmuş, mahkûmluk belgesini saklayarak ve gerçek kimliğini gizleyerek, dürüst, ahlaklı, iyi yürekli Madeleine adlı bir iş adamı olmuştur. Valjean, bu yeni hayatını Fransa’nın kuzeyinde mücevher imalatı yaparak geçirmektedir. Kısa zamanda zengin olan J. Veljan ( Madeleine ) belediye başkanı dahi seçilir. Aslında temiz kalpli bir fahişe olan Fatin adındaki bir kadını polis şefi Javert’in elinden kurtarmıştır. Fakat bu olay üzerine Polis Şefi Javert, aniden ortaya çıkan, aniden zengin olan ve belediye başkanı seçilen herkesin “Baba” dediği bu adamın geçmişini merak ederek araştırmaya başlar. Valjean’ın şüpheli geçmişini inceleyen Javert, “D” kasabasındaki hırsızlık olayına kadar ulaşır. Her şey J. Veljan ( yani Madeleine) için son derece iyi iken Jean Valjean yeniden çok sarsılmıştır. Çünkü Jean Valjean diye başka birisinin yakalanmış, kendi yerine suçsuz
1000Kitap
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,2bin okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2019 32. kitabı
·
120 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2019 09:54
Hasta Genç küçük yaştan itibaren dizindeki ağrıdan şikayetçidir. Doktor Mithat’a son gidişinde kemik verimi olduğunu anlaşılır. Hastalığı ilerleyeceği takdirde bir bacağını kaybedeceğini söylerler. Hastalığın ilerlememesi için rahat , sağlıklı ve yeterli beslendiği , sakin , mutlu bir yaşam sürmesi gerektiğini söylerler. Hasta Genç , yoksul mahallesindeki evlerine , annesinin yanına gider. Bunları söylemekten çekinir çünkü durumları oldukça kötüdür. Annesine üzülse de söyler. Hasta Genç ; tatil niyetinde uzaktan akrabaları emekli Paşa’nın Erenköy’de ki köşküne gider. Hasta Genç , kendisinden büyük olmasına rağmen Nüzhet’e aşık olur ve aşkını da karşılık bulur. Nüzhet’i bu arada Doktor Ragıp talip olmaktadır. Nüzhet’in annesi Hasta Genç ile olan ilişkisini fark eder ve aralarını açmak için Hasta Genç’in hastalığının bulaşıcı olduğunu söyler. Hasta Genç ise konuşulanları duyar. Evine gitmek için köşkten ayrılacakken annesinin köşke geleceğini öğrenir ve bir gece daha kalmak zorundadır. Ertesi Günde Doktor Ragıp Bey ve annesi de yemeğe davetlidir. Hep birlikte yemek sofrasında buluşurlar. Doktor Ragıp’ın Fransız kültürü ve dili övmesine daha fazla dayanamayan Hasta Genç ile tartışıp araları açılır. Hasta Genç ertesi gün annesi ile yoksul evlerine dönerler. Üzüntüden hastalığı ağırlaşır. Doktor Mithat’ın yanına giden Hasta Genç bir kaç ameliyat geçirir. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’na yatırılır ve tedavi edilir. Bacağı kesilmekten kurtulur. Nüzhet’in ise Doktor Ragıp ile evleneceğini öğrenir . Hasta Genç , annesi ile yeni bir yaşam için Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’n dan taburcu olur.
1000Kitap
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
Reklam