Siyasi konumları hasebiyle pek katılmamakla birlikte yalnızca kanunlar çerçevesinde saygı duymak mecburiyetinde olduğum yazarın bu kitabı; halk, birey bilgisiyle vakıf olamayacağımız bu aşağılık zihniyetin ilk kuruluş anından itibaren nasıl örgütlendiğini anlamak isteyenlere güzel bir rehber niteliğinde. Objektif ve art niyetsiz yazıldığı kanaatindeyim. Tasavvur edemeyeceğiniz gerçeklerin yaşandığı zamanları, zekâsı beş para etmez aptal teröristlerin basit oyunlarını, liyakatsiz uygulamaları yapanları okuyunca pes diyeceksiniz.
Başka milletler, çağdaş medeniyete girmek için, mazilerinden uzaklaşmaya mecburdurlar. Halbuki, Türklerin çağdaş medeniyete girmeleri için, yalnız eski mazilerine dönüp bakmaları kâfidir.
Mamafih, Türkçülüğe dair bütün hareketler kısır kalacaktı, eğer Türkleri Türkçülük mefkûresi etrafında birleştirerek büyük bir yok olma tehlikesinden kurtarmaya muvaffak olan büyük dahi zuhur etmeseydi! Bu büyük dahinin ismini söylemeye hacet yok, bütün cihan bugün Gazi Mustafa Kemal Paşa ismini mukaddes bir kelime addederek her an hürmetle anmaktadır.
Bu kadar kat'i ve büyük inkılabı yapan zat Türkçülüğün en büyük adamıdır. Çünkü; düşünmek ve söylemek kolaydır. Fakat, yapmak ve bilhassa muvaffakiyetle neticelendirmek çok güçtür.