• GÜLleri duymanın matematiği, GÜLleri duyma sanatına inanan-inanmayan herkesin mutlaka gözden geçirmesi gereken bir derstir. Çünkü GÜLleri duymanın matematiği adı altında öğreneceğin formül, sadece GÜLleri duyma konusunda değil, 5 duyuyla cevaplanamayan ve cevap olasılıkları sayısız olan her soru için geçerlidir. Örneğin, “Ölümden sonra ne olur?” gibi bir soru için.

    Bu gibi sorulara bir cevap vermeden önce, mutlaka şu formülü hatırımıza getirmeliyiz. Bir bölü sonsuz (1/∞) … (∞=sonsuz)

    Söylenen şarkı adedi bölü cevap olasılıklarının adedi, bize, tahmin yürüterek söylenen şarkıyı bilebilme ihtimalini verir. GÜLler tarafından söylenen şarkı adedi 1 olsun. Günümüze kadar, dünyanın 4 bir yanında, binlerce yıldır, yüzlerce dilde, milyonlarca sanatçının bestelediği şarkılar düşünülürse, cevap olasılıkları ise trilyonları bulu. Birde onlara, henüz yazılmamış ama GÜLler tarafından bilinen şarkıları eklersek, cevap olasılıkları için sonsuz diyebiliriz, öyle değil mi? O halde, tahmin yürüterek doğru şarkıyı bulma ihtimalimiz: “1/∞”. İşte GÜLleri duymayı öğrenmeden önce bilmemiz gereken formül. Şimdi söyle öyleyse; 1/∞ kaç eder?

    Sıfır(0) eder benim hatırladığım kadarıyla.

    Doğru, ama normal sıfır olsaydı, bu GÜLleri duyma ihtimalimizin hiç olmadığı anlamına gelirdi. 1/sonsuz, “özel bir sıfır eder.”

    “özel bir sıfır.”

    Herhangi bir kesiri ele alalım. 1 bölü herhangi bir sayı… Bir sayısını böldüğümüz rakam büyüdükçe, cevaptaki 1’in önünde yer alan( 0.000…0001 ) 0’ların adedi de artar. Yani eğer 1’i sonsuza bölersek, 1’in önünde sonsuz sayıda sıfır yer alır. Böylece cevap, 0,000… şeklinde sonsuza kadar sürüp gider. Ama biz hiç görmesek dahi, cevabın en sonunda mutlaka bir “1” rakamı vardır. Cevap 0, ama sonsuz(∞) kadar ötede de olsa, “1” ile biten özel bir sıfır.

    İşte bu çok önemli. Çünkü bu cevap, bir yandan bize, tahmin yürüterek GÜLlerin söylediği şarkıyı bilme olasılığımızın sıfır olduğunu söylerken, öbür yandan da, şarkının ismine erişmenin imkânsız olmadığını işaret ediyor.

    Sana GÜLlerin hangi şarkıyı söylediğini sorduğumda, sen en doğrusunu yaparak, bilmediğini söyledin. Neden? Çünkü bilmediğini biliyordun. 5 duyunla yanıtlayamadığın ve sayısız cevap ihtimali olan bir soruyu tahmin yürüterek cevaplamanın anlamsızlığını görüyordun.

    Her insanın kalbi doğuştan bu yetiye sahiptir aslında. Ama kalpler zamanla sağır olur ve GÜLleri duyamaz hale gelir. GÜLlerin şarkı söyleyişlerine “tanık olmak” isteyen bir kimse, önce, büyürken kaybettiği yetiyi geri kazanmalıdır. Bu da ancak, sürekli GÜLlerle ilgilenmek, onları sevmek ve o sevgiyi sürekli artırmakla olur.

    Eğer GÜLleri duyabileceğimize inanırsak, bir gün onları mutlaka duyarız. İhtimal var çünkü, sıfırın sonunda gizlenmiş “1” var! Ve eğer hiçlik yolunu sonsuza dek takip edersek, o “1”e mutlaka ulaşırız.

    “Peki ya GÜLler hiç konuşmuyorsa? Ya hiç şarkı söylemiyorlarsa?” Onun ihtimalini de ben size söyleyeyim. GÜLlerin söylediği şarkı sayısı sıfırsa, formül, sıfıf bölü sonsuz(0/∞) olur. O da sıfır eder. Ve bu kez özel bir sıfır değil, basbayağı düz, koca bir sıfır! Yani şarkı da yok, onları duyma ihtimali de.

    Doğru değil mi? İki yol var. Biri burada başlar ve burada biter. Diğeri ise ancak sonsuzlukta son bulur. GÜLlerin konuştuğuna inanıyor muyum? Sorusuna verdiğiniz cevapla, işte bu iki yolsan birini seçmiş oluruz. Bu sorunun sadece iki cevabı vardır. Ya evet ya da hayır. Bir üçüncü cevap yok. “Evet” diyenler için “özel sıfır”, “Hayır” diyenler içinse “düz sıfır” cevabı geçerlidir. İşte bu yüzden, “Hayır” diyenlerin GÜLleri duymalarına hiç ihtimal yoktur. Zaten öyle bir amaçları da yoktur onların. Kulaklarının algılayabildiği titreşimleri duymak yeter de artar onlar için. Bunun ötesindeki seslere değer vermezler.

    Peki, hangi cevabın doğru olduğuna kim kara veriyor?

    Hangi inancın doğru olduğunun bir önemi yok. Önemli olan, senin neye inandığın. Sor kendine de ki: “Ben hangisine inanıyorum?” işte bu kadar basit. Eğer cevabın, “GÜLlerin konuşamaz” ise, bu da güzel, bunun için seni kimse ayıplamaz. GÜLlerin konuştuğuna inanmayanlar olmalı ki, GÜLlerin konuştuğuna inananlar olabilsin… Gündüz, gece varolduğu için vardır; gece de gündüz var olduğu için. “Gece mi daha güzel, gündüz mü?” diye sormak yerine, sen hangisinde yaşıyorsun kendine bunu sor. “GÜLleri duyabileceğime inanıyor muyum?” diye sor.

    Ama bu soruyu mutlaka sorman lazım. Çünkü cevanının “Hayır” olduğunu bilirsen, bahçede yürümek zorunda kalmazsın; orada yaşayabileceğin zorluklara, hayal kırıklıklarına, Başarsızlıklara katlanmak zorunda kalmazsın. Beni dinlemek sorunda kalmazsın en başta. “Konuşacak da duyacağım,” diye, haftalarca, aylarca, hatta belki de yıllarca bür GÜLün karşısına geçip beklemek zorunda kalmazsın. Her şey çok daha rahat, çok daha kolay olur senin için. Sabahın erken saatinde bahçeye inmek yerine, bütün gün uyuyabilirsin mesela. Nasıl, bu çok daha keyifli olurdu, değil mi? Gerçi bu da, GÜLleri duyabileceğine inanıp inanmamana bağlı. Bir düşün, GÜLlerin şarkı söylediğine inanan biri için hangisi daha keyifli olurdu? Uyumak mı? Yoksa onların şarkı söyleyişlerini duyma ümidiyle uyanmak mı?

    Şimdi söyleyin: “Evet GÜLleri duyabiliriz” diyenlerden misin?

    Biliyorum “Evet” diyorsun. Bu cevabı verdiğin için burada değil misin zaten? Biz duymamız gereken cevabı duyduk. Bazen sessizlik yüzlerce yeminden daha inandırıcı olur.

    Ama GÜLlerin şarkı söylediğine inanman, hangi şarkıyı söylediklerini bilmene yetmiyor tabi ki. Doğru şarkıyı bilmenin sadece iki yolu vardır. Ya onları kendin duyacaksın ya da onları duyan birine inanacaksın. Tabi en güzeli, GÜLleri kendin duyabilmendir. İlahi bir sese sahiptirler. Seni senden alır, uzaklara götürür ve GÜL kokusuyla getirirler geriye. Üstüne GÜLlerden sinmiş bir koku değildir bu. GÜL kokusu artık senin içinden çıkıyordur. GÜLünden sorumlu olmanın ne anlama geldiğini öğrenmişsindir çünkü.
  • Ama bana kendini sorma...
    Ben seni bilemem. Ve hiçbir zaman da seni sana öğretemem.
  • -Hayatın değerini en iyi anlayanlar kimlerdir biliyor musun, Diana?
    ...
    -Ölümü tadanlar...
  • Zaman ileriye doğru akıp gittiği sürece, büyülendiğimiz "GELECEK"el değmemiş "GEÇMİŞ"ten başka bir şey değildir.
  • Işıkta eriyip gitmeyi,bir ömür boyu karanlıkta uçmaya tercih etmişti o.
  • Kendini özel hissetmek için ihtiyacın olan tek şey, KENDİNSİN.
  • "Eğer taktığın o büyüklük maskesi seni rahatlatıyorsa, hiç durma, takmaya devam et.Sürekli 'Ben!' demeye devam et.Ama bunun bir bedeli olduğunu da bil.Bil ki, sürekli 'ben' demenin bedeli, öz benliğini unutmandır."