“Anlatacağım olaylar o kadar korkunç ki, yıllar boyunca bunları imâ etmekten bile kaçındım. İslamiyetin ve Müslümanların üzerine ölümün çöktüğünü söylemek kolay değil. Ah! Annem keşke beni doğurmamış olsaydı veya keşke bütün bu felâketlere tanık olmadan önce ölseydim. Eğer size bir gün, Allah’ın Adem’i yarattığı günden beri dünyanın böylesine bir âfet görmediği söylenirse, buna tereddütsüz inanın, çünkü kesin gerçek böyledir. Tarihin en ünlü dramlarının arasında, genelde İsrailoğullarının Nabukodonosor tarafından katli ve Kudüs’ün yakılması zikredilir. Fakat bu, yakınlarda meydana gelenin yanında hiçtir. Hayır, zamanın sonuna kadar herhalde bu çapta bir felâket bir daha görülmeyecektir.
İbn el-Esir, El-Kâmil fi el-Tarih adlı hacimli eserinde, hiçbir zaman böylesine dokunaklı bir ton benimsememiştir. Hüznü, dehşeti ve gördüklerine inanamaması, her sayfada infilâk etmekte; sanki batıl itikat sonucuymuş gibi, âfetin adının telaffuz anını geciktirmektedir: Cengiz Han.”