Serdar Fidan

İçimdeki duvarları ve o duvarlardan kaldırılmış tabloları, onların yarattığı izleri düşünüyorum. Ne çok çivi görüyorum içimde. Hepsini binbir özenle çakmışım, bşnbir hevesle asmışım tabloları. İndirilenlerin üstüne yenileri de gelmiş mutlaka. Belki o yüzden arkalarında bıraktıkları izler bile birbirine karışmış. Kendi içlerinde bir ahenk tutturmuşlar. Kimisine dayanamayıp boya sürmüşüm, boyanın izi kalmış.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Elbette gerçektir bizde sürdüğü için, elbette gerçek değildir yaşanan zamanın dışına düştüğü için. Anılar... Günde kim bilir kaç kez gidip geldiğimiz, alın kırışığımızda saklı dünyamız.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Umutsuzluk da değildi bu, vazgeçmekti. Beklemekti belki de, ya da ölmekti içten içe.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Bir gülümseyişe tutulmak lanettir. Sen ona kuş tüylerinden, pudralardan, bulutlardan yaptığın bir kalp verirsin, o sana siyah taştan bir kalp verir. Sen, sana taştan da olsa bir kalp verdi diye sevinirsin, çıldırırsın sevinçten. Ama o verdiği taştan kalbi ikide bir elinden alır, kafana vurur, canını yakar, sonra sana geri verir, acıdı mı diye sorar bir de.
Sayfa 246·Kitabı okuyor
İnsan kaybedecek neyi olduğunu belki kendi de bilmiyordur. Kaybedince anlıyordur. Hatta anlamıyordur bile. Niye dolmuyor dediği bir boşlukla yaşamaya alılıyordur.
Sayfa 207·Kitabı okuyor