Serdar

Serdar
@serdar_aa
Biri
Çocukluk
Utanca boğulmuş bir iç çocuk, evlilikte BİZ'i oluşturmaya engel olur; ilişkiyi korku, kaygı, kıskançlık, güvensizlik, keder ve öfkeyle doldurur. İç çocuk kendini 'önemsiz', 'tuhaf', 'değersiz', 'güvenilmez', 'sevilmeye layık olmayan' ve 'kimsenin ilişki kurmak istemediği biri' olarak görür. Kendini yalnız ve öksüz hisseder; hayatla ilgili her konuda kaygısı vardır! Kendini yalnız ve öksüz hisseden birinden iyi bir eş olmaz. Bu kişi ya BEN diyen bir despot, ya da böyle bir despota boyun eğen pısırık biri olur. Yaşamını kendi seçimleriyle yönlendirmeyi bilmediği için kendine özgü birey olmakta zorlanır; farkında olmadan kültür robotu olarak yaşar. İstek ile gerçek ihtiyaç arasındaki farkı bilecek bir bilinç geliştiremez. Böyle bir kişi için cinsellik kutsallığını kaybetmiş, güçlünün bedensel arzularının tatmin edildiği bir zorbalığa dönüşmüştür. İlişkide cinselliğin gizemini, kutsallığını kaybetmesi ilişkiyi sıradanlaştırır, anlamsızlaştırır.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruh yarasının karakterde bıraktığı iz silinir mi?
Alıntı
Olgunluk nedir
Olgun insan deyince ne anlamalıyız? Olgun insanın üç konuda sorumluluk bilinci gelişmiştir: 1. Kendini tanıma, 2. Diğerini tanıma, 3. İçinde bulunduğu sistemi tanıma.
Alıntı
“Sevgi korkudan daha güçlüdür."
Alıntı
Kültür
Korku Kültürü'nde yetişen birey için yaşamın temel cümlesi şudur: "Güvende olmak istiyorsan, ya diğerlerinden güçlü ol ya da senden güçlü birinin kanadının altına sığın!" Güçlü kişi "BEN bilirim, her zaman haklıyım, sözümü dinleyin," der ve diğerlerinin davranışını denetleme hakkını kendinde görür. Bu toplumlarda, kişinin güçlü olanla yakınlığını ifade eden 'yeğeni', 'amcası', 'dayısı', 'hemşehrisi' gibi kimlikler, liyakatin önüne geçer.
Alıntı