Şeref ile şan gardaş 🇹🇷 Ana bacı can gardaş🇹🇷 Dirliğim bozulmasın🇹🇷 Cümle Türkler kan gardaş🇹🇷
Kalsa da silahında tek bir kurşun, Eğilmez başınla, yenilmez duruşun! Dağ, tepe, vadi fark eder mi yiğide mevzi? Türk eritmiştir o bükülmez dedikleri demiri. Sınır hattında Vatan'ı koruyan bir karakol, Yiğit bilir ki; ne bacak onundur, ne de kol! Tek önemli olan o kutsal vatan ve namustur, Şeref de şan da ona doğuştan var olmuştur. Türk'ün en güzel çiçeği kolladığı baruttur, En güzel evi o şanlı, al bayraklı tabuttur. Düşman ar eder de çatlar karşısında görünce Türk'ü. Oynayarak ölüme giderken bile çalar ince bir türkü...
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yalan
Yalan; insanın şerefini yok eden en sessiz felakettir .. yalancı da şeref olmaz …
Para biter şeref kalır.Beden gider,itibar kalır.
Sona Doğru Bilsin cihân ki ben bu cihânın nesindeyim: Bir ülkünün mehâbetinin zirvesindeyim. Dünyâ denen mezellete dalsın her isteyen; Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim. Herkes bir özleyişle yaşar...Ben de öylece Altaylar'ın ve Tanrıdağ'ın çevresindeyim. Merdânelikle şöyle bakıp ayrılıklara Son menzilin hüzün dolu kâşânesindeyim. Artık vedâ zamânına pek fazla kalmadı; Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim Yolların Sonu Hüseyin Nihâl Atsız
Alıntı
merhameti ölçü edinmeyenden korkarım, çünkü merhameti olmayanın zilleti çok olur, çünkü merhametten arınan bir kalp taştan da taş, ezdikçe ezer insanın ruhunu, onur bilmez, şeref bilmez, güç gösterdiğini zanneder durur, oysa gösterdiği tek şey ruhunda oluşmuş siyahlıklardır, ben merhameti olmayandan, Allah’tan korkmayandan korkarım en çok, korkarım çünkü bilirim ki o artık zehrini içinde değil dışında taşıyan ve dokunduğu her şeyi paramparça eden bir kasırgadır ancak..
Duygu ve Düşünce