Tehlikeli ve nazik insani meselelerde başarılı sonuca ulaşılması acele yüzünden büyük ölçüde sınırlanır. İnsanlar acele ettikleri için sık tökezler. Zor ve incelikli bir eylemi gereğince yapabilmek içe önce hedefi incelemek, bu hedefin arzulanır olduğuna karar verdikten sonra da tamamen unutup sadece yöntemlere yoğunlaşmak gerekir. Bu sayede kaygı, acele ya da korku yüzünden yanlış bir hareket yapmaktan kaçınılmış olur. Bunu pek az kişi öğenir.
Nasıl bir bebek kolsuz doğabiliyorsa, bir başkası da merhametsiz ya da vicdan potansiyeli olmadan doğabilir. Kollarını bir kazada kaybeden adam bu eksikliğe kendini uyarlamak için büyük bir mücadele verir, ama kolsuz doğan kişi, sadece onu tuhaf bulan insanlar yüzünden acı çeker. Öteden beri kolsuz olduğu için eksikliğini çekmez. Çocukken, kanatlarımız olsa nasıl olurdu diye hayal kurarız, ama kurduğumuz hayalin kuşların hislerinin aynısı olduğunu varsaymak için bir sebep yoktur. Normal olan, bir hilkat garibesinin gözüne korkunç görünür muhtemelen, çünkü her insan kendine normal görünür. İçsel hilkat garibesi için durum daha da anlaşılmaz olsa gerektir, çünkü başkalarıyla kıyaslayabileceği görünür bir şey yoktur. Vicdansız doğmuş bir adama ruhu yaralı adam gülünç görünse gerektir. Bir sabıkalının gözünde dürüstlük aptallıktır. Şunu unutmamak gerekir ki, hilkat garibesi bir farklılıktan ibarettir ve hilkat garibesinin gözünde normal olan korkunçtur.
"Bana öyle geliyor ki," dedi Lee, "zamanın insana yıllardan ve kederden başka pek bir şey kazandırdığı çok yaygın bir yanılgı."
"Bir de hafıza."
"Evet, hafıza. O olmasa, zamanın bize karşı bir silahı olmazdı."