Edebiyatımızda büyük yeri olan bu eseri çoktandır okumak istiyordum. İyi ki erken okumamışım çünkü şu ana dek edindiğim birçok eser birikimiyle türk edebiyatının ne kadar gelişmiş olduğunu daha iyi kavramış oldum. Tam anlamıyla fevkalade bir roman. Fazlaca betimleme bulunuyor ama bu okumam için herhangi bir engel oluşturmadı benim açımdan. Olay örgüsünü hakkıyla anlayabilmekte, resmedebilmekte yardımcı oldu. Bunun sayesinde kitapta en ufak mısrasına bile yer verilmeyen Ahmet Cemil'in eserini okumuş, dinlemiş gibi oldum. Arkadaşlıktan tutun aşka, aileye, hayata dair pek çok gerçeklik barındırıyor. Ana karakter Ahmet Cemil'in mai, parlak hayali, eseri ve Lamia, sonlara doğru karanlığa gömülüyor. Bu denli hayal aleminde yaşamanın, gerçeklikten uzak olmanın sonucunda nasıl acı verebileceğini anlatıyor kitap. Son iki sayfa kalsa bile hayalin gerçekleşmesi ümidindeydim. Martin Eden'da olduğu gibi. Ama şu ana kadar açık ara okuduğum en iyi servet-i fünun eseriydi.