Yüreğim çarparken karnımda kelebekler uçuşuyor. Müthiş ama aynı zamanda tüyler ürperten bir şey. Çok seviyorum onu. Sevmek nedir? Biliyorum sevmenin ne olduğunu. Sevgi koşulsuzdur ve eminim ki ben de koşulsuz sevgi besliyorum ona.Tıpkı ben. Bana benziyor. Aynı zamanda benzemiyor da. Garip bir ikilem. Bu denli bana benzeyen bir insanla konuşmaya çekinmek kendime büyük saygısızlık ve haksızlık olur. Konuşacağım onunla. Her ne olursa olsun seveceğim ve unutmayacağım onu.
sumeyye
@serendipia
·
Yüreğim kendisini bir dahi eski durumunu bulmamak üzere değiştirecek olan gizli olaylara yaklaştıkça hızla çarpıyordu, havanın güzelleşeceğini sezip de keyiflenen hayvanlar gibi. Yaşamımda öyle derin bir iz bırakacak olan bugün, kendisini kutsallaştırabilecek koşulların hiçbirinden yoksun kalmadı Doğa, sevgilisini karşılamaya giden bir kadın gibi süslenmişti, ruhum ilk olarak sesini işitmişti, gözlerim, kolejde düş gücümün canlandırdığı kadar verimli ve değişik görmüştü onu, hayran olmuştu, bu düşlerim konusunda onların etkisini belirtecek güçte değildi, çünkü bunlar, yaşamımın simgesel bir biçimde önceden bildirildiği bir Apocalypse* gibiydi: Mutlu ya da dertli her olay, garip imgelerle, yalnız ruh gözlerinin gördüğü bağlarla ona bağlanır.
Onun bütün sırlarını öğrenmek istiyorum; bana, "Seni seviyorum", demesini isterdim, eğer bu çılgın umut gerçekleşemeyecekse... isteyecek başka neyim var? Ne istediğimi biliyor muyum?
Kendimi kaybetmiş gibiyim; tek istediğim sonsuza dek, daima, bütün ömrümce onun yanında olmak, onun ışığıyla, onun halesiyle aydınlanmak. Ondan ötesini bilmiyorum! Ondan kaçabilir miyim hiç?