Aslında kitabın yarısına gelene kadar o kadarda abartılacak bişey yokmuş diyordum ama ikinci yarısı gerçekten ters köşe olmama sebep oldu. Artı puanı ordan alıyor.
****
Ressam Basil, ilham kaynağı olarak gördüğü Dorian'ı arkadaşı Lord Henryle tanıştırır. (çok istemesede) Henry'nin fikirlerinden etkileyeceğini düşündüğü Dorianı ondan uzak tutmaya açlışır ama başaramaz. Bi anda Henry ile Dorian çok yakın olurlar.
Dorinın sevdiği (sevdiğini sandığı) tiyatrocu bir kız vardır. Bir gün arkadaşlarıyla onu izlemeye gider ve kız kendi olmaya karar verip performansını berbat sergiler. Bu da Dorianı hayal kırıklığına uğratır ve onu artık görmek istemediğini söyler. Diğer gün Lord dan kızın ölüm haberini alır.
O gece de Ressamın çizdiği kendi portresine bakarken bir şey farkeder. Tablo yapılırken dilediği şeygerçek olmuştur. Tablo yaşlanıyor, kendisi genç kalıyordur.
Lord, Dorianı yine ikna eder ve kız için üzülmesini engeller.
Bir gün Lord, Doriana bir kitap verir ve Dorian onu okuyup yaşamına farklı şeyler katar. Ayrı ayrı hobiler dener, ülkeler gezer. Otuz sekiz yaşında da geri döner.
Bir gün ressamla evinde görüşürken, söylediği ve ona aykırı olduğunu düşündüğü şeylerden dolayı ressamı oracıkta öldürür ve eskiden görüştüğü ama artık onunla rastlamak bile istemeyen eski bi ahbabına, bilimle ilgilendiği için, cesedi ortadan kaldırmasını ister.
Adam ilk başta kabul etmesede tehdit edilince mecburen tamam der. Cesedi bir kaç asitle ortadan kaldırır daha sonra gider.
Dorianın başka bir gece karşısına onun için intihar eden kızın kardeşi çıkar. Ona silah doğrultmuştur ve öleceğini söyler.Dorian korkar ama kızın ne kadar zaman önce öldüğünü sorar. 18 yıl kadar önce olduğunu öğrenince karşısındaki adama o kadar büyük olmadığını ima eder. Otuz sekiz yaşında olmasına rağmen tablo