Sergen YOKUŞ

Sergen YOKUŞ
@sergenyokus
Öğretmen
İngiliz Dili ve Edebiyatı lisans ve yüksek lisans
Kars
17 Ekim
54 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·314 syf.··
2024 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2024 11:25
Michel de Montaigne 1533 yılında doğan ve varlıklı bir ailede dünyaya gelip deneme türünün öncüsü olan Fransız bir yazar ve düşünür. Bu cümlede ifade ettiğime birçok okur zaten aşinadır. O yüzden kitabın bana bıraktığı etki üzerine yazmam daha yerinde olacaktır. Okumaktan en haz aldığım tür, kurgunun en son ortaya çıkan türlerinden birisi olmasına rağmen toplumsal düzlemde en çok karşılık bulan roman türü olmuştur ama bu defa bir kurgu dışı bir eser okumak benim için sadece okuma hazzına sebep olmadı aynı zamanda da yaşamımızda çok belirgin olan ama bir o kadar da farkında olmadığımız birçok noktanın daha bariz bir biçimde gün ışığına çıkmasına vesile oldu. Her ne kadar Montaigne bu yazdıklarını etrafındaki insanlar için yazdığını eserde ifade etse de eserin bunun ötesinde olduğu çok açıktır. Ayrıca, bir türün öncüsü olan eserler - genellikle - ilk eser olmalarından ötürü bir yavanlığı içerseler de bu eser için bir edebiyat bölümü mezunu ve Batı Edebiyatı üzerinde birçok eser okuması ve tahlili yapmış birisi olarak diyebilirim ki o yavanlık yoktu ve türünün ilk örneklerinden birisi olmasına rağmen eser ufkun ötesine geçiyor; tanınan bir olguyu bilinen bir şeye dönüştürüyor. Yaşamdaki birçok mesele üzerine fikirlerini beyan eden Montaigne, bunu yaparken düşüncelerini katmerlemek için Romalı sanatçılara eserde birçok yerde başvuruyor. Bunlardan bazıları olarak Terentius, Horatius, Seneca ve Ovidius ele alınabilir ve her birinin hem Roma edebiyatında hem de Roma siyasetindeki önemini ilgililer gözden kaçırmayacaktır. Yazarın bu eğilimi elbette Latince konusundaki erken yaştaki eğitiminden ileri geliyor. Biyografisine bakan benim gibi meraklı okurlar görecektir ki Montaigne, Fransızca'dan evvel Latince'de mahir olmuştur ve bu sürecin etkisi yaşam boyu sürmüştür yazar
Felsefe-Düşünce
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Sergen YOKUŞ
Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Zamanının ötesinde düşünen insanlardan birisi Montaigne ve o yüzden üzerimde bıraktığı tesiri mümkün olduğunca en iyi şekilde yansıtmaya gayret ettim. Sizin de katkınız için ayrıca teşekkür ederim.
Reklam
[...] Onun için, Diogenes, kendi kendisiyle konuşan, fıçısını yuvarlayıp gezen, Büyük İskender'e dudak büken, insanları sineklere, havacıva dolu torbalara benzeten o filozof, bence, insanlardan nefretiyle ün kazanan Timon'dan daha acı, daha sarsıcı, dolayısıyla daha doğru bir yargıçtı. Çünkü nefret ettiğimiz şey yüreğimizde yeri olan bir şeydir. Timon lanet okuyordu bize, batmamızı istiyordu bütün hıncıyla; tehlikeli, zararlı, bulaşıcı diye kaçıyordu ülfetimizden. Öteki o kadar az değer veriyordu ki bize, yaklaşmamız rahatını kaçıramaz, tutumunu değiştiremezdi. Kovmuyordu insanları, korktuğundan değil, onlarla görüşmeyi hiçe saydığından: Bizi kendisine iyilik de, kötülük de yapmaktan aciz sayıyordu.
Sayfa 172 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, XL. Basım: Ağustos 2020, İstanbul·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Saule isimli okura yanıt verildi
Sergen YOKUŞ
Çok sarsıcı bir ifade kesinlikle. Montaigne'in bu cümlesi çok yerinde bir tespit.