SEN AYA ÇIK DA İSTERSEN SOL AYAĞINLA ÇIK!
Kenan Demirtaş Hoca'nın kavramlar üzerine yürüttüğü o kıymetli çalışma sırasında farkedip anlattığı birşey vardı: "İnayet kısaca "nizam" demektir." Tabii kendisi bu keşfini nurculara bile anlatmakta zorlandı. Çünkü alışıldık manası şu idi: "İkram, yardım, ihsan, lütuf, iyilik, bağış..." Halbuki alıntı da yapıyordu: "Sâniin vücut ve vahdetine işaret eden delillerinden biri de inayet delilidir. Bu delil, kâinatı ve kâinatın eczasını ve envâını ihtilâlden, ihtilâftan, dağılmaktan kurtarıp bütün hususatını intizam altına almakla kâinata hayat veren nizamdan ibarettir." ... Ama bu yazıyı okuyanlar, belki nizamın neden 'inayet' olduğuna da bir işaret bulacaklar. Uyarmadan yazıya girmeyeyim dedim. Uyardık. O zaman başlıyoruz. Bismillah. Başrollerini Kelly Macdonald ve İrfan Han'ın paylaştığı Puzzle filmi hakkında daha evvel bir yazı karalamıştım. [...] (Başlığı da şu: Gidecek bir yerin kaldıkça bir yere gitmezsin.) Macdonald'ın, satışa çıkardıkları gölevinin önünde, "Eskiden burası var diye her tatilde buraya geliyorduk. Başka hiçbir yere gitmedik. Şimdi ne olacak?" gibilerinden konuşan oğluna verdiği cevap üzerine söyleşiyorduk: "Gidecek bir yerimiz varken hiçbir yere gitmiyorduk. Şimdi gidecek bir yerimiz yok. Bir yere gitmek zorunda kalacağız. Bir şey yapacağız. Bir şey ya da birisi olacağız." Yeri gelmişken yazının âhirine bıraktığım "not"u da tırnaklayayım: "Bu filme dair şu yazdığım yazı "ibret alınması gereken" kısmına dairdi. Bir tane de "dikkat edilmesi gereken"e dair yazmayı düşünüyorum. Çünkü film aynı zamanda "belirsizliğin bereketi" üzerinden bir parça ateizm-hedonizm propagandası yapıyor. Onu ikinci yazıda konuşalım inşaallah. Tevfik ise Allah'tan." Zaman geçti. Havam dağıldı. Yazamadım. Ve İrfan Han öldü. Filmi/yazıyı yeniden hatırladım. Sonra
Tefekkürât
Şair Sergey Yesenin(Bir Kabadayının itirafları)
"Yeni birşey değil ölmek hayatta Ama elbette yeni değil yaşamak da"
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
her şeyi ara. aşk ve ölüm hariç. onlar zamanı geldiğinde seni bulur. Sergey Yesenin
Alıntı
“Yaşam, hüzünle gelen bir yalan, Bu yüzden sahip büyük bir güce, Odur alnın yazısını hep yazan Kendi kaba saba elleriyle. ” Sergey Yesenin- Bir Çift Kuğudur Yarin
SERGEİ EISENSTEIN / POTEMKİN ZIRHLISI | 1925
Potemkin Zırhlısı, Sovyet filmidir. 1905 Rus Devrimi sırasında Potemkin zırhlısındaki denizcilerin isyanını anlatır. Bu film sadece bir hikâye anlatmaz; sinema dilini değiştiren bir deneydir. Özellikle kurgu (montaj) kullanımıyla sinema tarihinde devrim yaratmıştır. Eisenstein sinemayı “görüntülerin çarpışmasıyla düşünce üretmek” olarak ele alır. En ikonik sahne: Odessa Merdivenleri, bu sahne sinema tarihinin en çok referans verilen sahnelerinden biridir. Kurgu sayesinde izleyicide panik, korku ve çaresizlik duygusunu fiziksel olarak hissettirir.
Film
Poşet çay içip -poşet diyorum çünkü kaçak çay müptelasıyım- Mayakovski in, Sergei Yesenin'e yazdığı şiiri okuyorum. Bir adam 37'sinde neden intihar eder? Üstelik, Rus avangardının esin perisi olarak bilinen Lilya Brik'e "Lili beni sev" diyebilecek kadar aşıkken...
Duygu/Düşünce