Rus edebiyatının büyük ustalarından #AntonPavloviçÇehov ‘un #ÜçYıl adlı novellasında (Novella, uzunluk ve kapsam açısından kısa öykü ile roman arasında yer alan bir edebiyat türüdür.), evlilik kurumunu masaya yatırıyor. Zaman içinde duyguların dönüşümünü, yıllar içinde paylaşılan deneyimleri, birlikte göğüslenen felaketlerin ‘aşksız’ başlayan evliliklerin bile ufkunda olgun sevgilerin belirmesine yol açabileceğine işaret eder.
Kitabın en basit özeti arka kapaktan;
“Moskovalı bir tüccar taşrada tanışıp, ilk görüşte aşık olduğu genç Yulia'ya evlenme teklif eder. Genç kız, çekicilikten nasibini almamış bu adamı önce reddetse de, başka bir damat adayı çıkmaz korkusuyla evlenmeye razı olur. Ancak bu tek taraflı aşk, nikahtan sonra Moskova'da yeni hayatlarına başlayan çifti katlanılmaz acılara sürükleyecektir.”
Hadi biraz detaylandıralım..
Yulia Sergeyevna, Doktor Sergey Borisıç’ın tek evladı, kızıdır. Yaşlı, aksi bir adamla, üstelik taşrada 21 yaşında genç bir kızın yaşaması artık zordu. Ama Yulia’nın çok aman aman bir güzelliği ve bir talibi de yoktu. Hasta Nina’yı ziyarete gider, kilisede ayinlere katılır, sürekli tanrıya dua ederdi.
Moskovalı tüccar aileden gelen Laptev (Aleksey Fyodorıç, Alyoşa) kısa boylu, al yanaklı, saçları seyrelmiş kısacası çirkin bir adamdı. Kadınların arasında münasebetsiz davranır, fazla konuşur ve hareketleri yapmacık kaçardı. Üniversite bitirmiş, Fransızca konuşuyordu. Gençliğinin neredeyse tamamı aşksız geçmiş, gerçek anlamda ilk kez şimdi- 34 yaşında aşık olmuştu (Yulia’ya. Ama ilk görüş, içinde kıpırdanan duygular yüzeysel kalmış). Ablası Nina Fyodorovna’nın vücudundan kanserli bir parça alınmıştı ama insanlar ölmesini bekliyordu. Bir erkek kardeşleri daha vardı. Fyodor Laptev ve Oğulları adlı ünlü Moskova şirketinin varisleriydiler