RAGIP - 14
Yetenekleri defterlerinde, Kendisi kapkara bir silgiyle, Silmeye çalışsa bulutları yırtar. Adı Ragıp, Tırnakları kara bir İstanbul sabahı, Anısı sergüzeşt. Şimdi kirpikleri doksanlı yaşlardaki gibi, Değişik bir gülümseme. Gazete satırları inceden alevli, Ben bilmem işin gizemini. Oturup onu izlerken, Sigara kokusu geldi burnuma. O eski ve sıradan gazeteler hâlâ, Yaşıyor muydu? Hepsi bomboş bir yerlerde, Kalbi hep kanamış insan. Aynadaki yansıması sinsi bir dost, Saçları siyahlaştıkça yaşlanıyordu Ragıp. AYKUT BARIŞ ÇELİK
Edebiyat
İtiraf Gazeli-Nurullah Genç
Aşkın lâlezarıyım; toprağım susuzdur ey Leyla mahkûm ve ketum; hicran uykusuzdur ey Ruhumun aynaları hasretinle sevişir Merhamet asumanım neden bulutsuzdur ey Rengârenk bir baharla tutuştu ufuklarım Hüznümle, isyanımla hayal umutsuzdur ey Masiva mihverinde bunalan bir gölgeyim Lekeli iklimlerde kalbim kanatsızdır ey Kin ağacı intihar damlatıyor ömrüme Derbederdir ümranım; sergüzeşt tatsızdır ey Sızıyor ellerimden gecenin gözyaşları Lanetli pusularda karanlık mutsuzdur ey Mana üzgün hicabın yıpranan perdesinde Meğer irfanım nakıs, erdemim yurtsuzdur ey Açıyor kapısını dört yanımdan sonbahar Yeryüzü neden böyle virandır, ıssızdır ey Cevriyle eriyorum belalı duyguların Bencildir aşiyanım, riyakâr, hissizdir ey Umutlarım ölüyor sokak aralarında Lisanım ıstırabın kahrıyla sessizdir ey
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Eski Baskılara...
Yılmaz Çetin 'in "Son Padişah Vahideddin " ine başladım Ancak bende ilk baskılarından biri var 2007 yılında edinmiştim Sanırım yıllar içinde oluşturduğum 600 küsur kitaplık kütüphanemin ilk en kıymetli parçasıydı... Kitabın bendeki baskısını burada bulamadım Ama çok kıymetli olduğuna inanıyorum Zaten ben Vahideddin ile alakâlı bir külliyata sahibim Taa lise sonrasında toplamaya başladığım... Onun sergüzeşti bana çok kırık çok hüzünlü ve saudâdeli gelmekte...
Sergüzeşt
Çekinme! Kimseler işitmez, korkma! Bu ağaçlar, çiçekler ketumdur. İnsan değil ki ihanet etsin!
Alıntı
Sergüzeşt
Billur suyun üstünde, Kızıl bir güneş, Denizin kıyısında, Yaşıyoruz sergüzeşt. Yalnızlığım yanımda, Oturuyoruz kardeş kardeş. Denizin kıyısında, Olmuşuz iki sarhoş. Kıyıdan esen rüzgâr, Maziye doğru esti. Penceremin perdesi, Billur suyla yüzleşti. Denizin kıyısında, Canlandı anılarım. Yalnızlığım sustu, Ben konuşmaya başladım. İçimden geçenler, Dilimde düğüm oldu. Billur suyun sesiyle, Birden gözlerim doldu. Billur suyun üstünde, Kızılımsı bir güneş, Denizin kıyısında, Yaşıyoruz sergüzeşt.
Şiir
Masiva mihverinde bunalan bir gölgeyim Lekeli iklimlerde kalbim kanatsızdır ey Kin ağacı intihar damlatıyor ömrüme Derbederdir ümranım; sergüzeşt tatsızdır ey Nurullah Genç