Yetenekleri defterlerinde,
Kendisi kapkara bir silgiyle,
Silmeye çalışsa bulutları yırtar.
Adı Ragıp,
Tırnakları kara bir İstanbul sabahı,
Anısı sergüzeşt.
Şimdi kirpikleri doksanlı yaşlardaki gibi,
Değişik bir gülümseme.
Gazete satırları inceden alevli,
Ben bilmem işin gizemini.
Oturup onu izlerken,
Sigara kokusu geldi burnuma.
O eski ve sıradan gazeteler hâlâ,
Yaşıyor muydu?
Hepsi bomboş bir yerlerde,
Kalbi hep kanamış insan.
Aynadaki yansıması sinsi bir dost,
Saçları siyahlaştıkça yaşlanıyordu Ragıp.
AYKUT BARIŞ ÇELİK
Aşkın lâlezarıyım; toprağım susuzdur ey
Leyla mahkûm ve ketum; hicran uykusuzdur ey
Ruhumun aynaları hasretinle sevişir
Merhamet asumanım neden bulutsuzdur ey
Rengârenk bir baharla tutuştu ufuklarım
Hüznümle, isyanımla hayal umutsuzdur ey
Masiva mihverinde bunalan bir gölgeyim
Lekeli iklimlerde kalbim kanatsızdır ey
Kin ağacı intihar damlatıyor ömrüme
Derbederdir ümranım; sergüzeşt tatsızdır ey
Sızıyor ellerimden gecenin gözyaşları
Lanetli pusularda karanlık mutsuzdur ey
Mana üzgün hicabın yıpranan perdesinde
Meğer irfanım nakıs, erdemim yurtsuzdur ey
Açıyor kapısını dört yanımdan sonbahar
Yeryüzü neden böyle virandır, ıssızdır ey
Cevriyle eriyorum belalı duyguların
Bencildir aşiyanım, riyakâr, hissizdir ey
Umutlarım ölüyor sokak aralarında
Lisanım ıstırabın kahrıyla sessizdir ey
Yılmaz Çetin 'in "Son Padişah Vahideddin " ine başladım Ancak bende ilk baskılarından biri var 2007 yılında edinmiştim Sanırım yıllar içinde oluşturduğum 600 küsur kitaplık kütüphanemin ilk en kıymetli parçasıydı... Kitabın bendeki baskısını burada bulamadım Ama çok kıymetli olduğuna inanıyorum Zaten ben Vahideddin ile alakâlı bir külliyata sahibim Taa lise sonrasında toplamaya başladığım... Onun sergüzeşti bana çok kırık çok hüzünlü ve saudâdeli gelmekte...
Masiva mihverinde bunalan bir gölgeyim
Lekeli iklimlerde kalbim kanatsızdır ey
Kin ağacı intihar damlatıyor ömrüme
Derbederdir ümranım; sergüzeşt tatsızdır ey
Nurullah Genç