Siz yaşamı ve dış dünyayı Tanrınız yaptınız. Oysa yaşam gerçek değil, sizin kaynağa dönmeniz ve neyin gerçek olduğunu bulmanız için 'düş'e hizmet eden bir araçtır sadece. Dışımızda 'düş' tarafından yönetilmeyen hiç bir şey yoktur.
Amanzio: Peki öyleyse içinde bulunduğumuz şato ve üç yüz yıllık bu odalar nedir?
Lupelius: Senin yarattığın şeylerden biri; şimdi, tam şu anda!
Amanzio: Ya annemle babam?
Lupelius: Onlar da senin yarattığın kişiler; senin dışında senden önce olan hiç bir şey yoktur! Yaşam anne babamızdan gelmez, ne doğumu ne ölümü olan ne başlangıcı ne sonu olan bir şekilde görkemli, sonsuz ve gerçek olarak duru.
Amanzio: Peki... öyleyse... insan... Tanrı mı?
Lupelius: Hayır!... Çok daha fazlası! Kendisine hizmet eden bir Tanrısı var.
Amanzio: Bu da ne demek?
Lupelius: Dilediğin her şeyi ondan isteyebileceğin anlamına gelir... ve Tanrı her istediğini yerine getirecektir; sınırsızca... Tanrı iyi bir hizmetkardır, ama iyi bir efendi değildir... Tanrı hizmet etmeyi sever,sevmeyi sever.. Tanrı tüm teslimiyetiyle senin hizmetindedir.. Tanrı vardır, çünkü 'sen' varsın. Sen var olmasaydın onun var olmasının bir nedeni olmayacaktı. Tanrı senin devinmekte olan iradendir.