Serhan Kolan

Serhan Kolan
@serhankolan
Sürekli bir şeyleri kabullenmenin sıkıcılığı..
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.
Puan vermedi·266 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Romanın kurgusu Londra’da 26. yüzyılda geçiyor. Üreme teknolojisi, uykuda öğretim sayesinde toplum değiştirilmiştir. Aslında tanımlanan dünya, ütopik bir dünyadır. Fakat ironik bir yanı vardır. İnsanlık sağlıklı, teknoloji gelişmiş, savaşlar ve yoksulluk yok edilmiştir. Herkes eşittir, tüm ırklar aynı çatı altında değerlendirilir ve ayrımcılık yoktur. Fakat bireyin önemsediği tüm değerler silinmiştir. Aile, din, kültür, sanat, edebiyat ve felsefe yoktur. Seks artık herkesle yapılabilir durumdadır. Tek eşlilik mi? Bu çok ilkeldir. Toplu seks, uyuşturucu, çok eşlilik gayet normaldir. Haplar vardır acıyı, hal ve durumu değiştiren. Sakızlar vardır haz arttıran. Kitaplar kasalardadır, insanlara sadece okutulmak istenenler verilir. Hoş sözler, şiirler, aşk sözleri oldukça saçmadır. Aslında bu distopya da hoşuma giden noktalar yok değil. Örneğin, önemsiz olan birçok değer bu dünyada kendine yer bulamıyor. Din sorunu yok, çünkü ortada bir din yok. Fakat sonlara doğru propaganda mı yoksa eleştiri mi olduğu tam net olmayan bir İsa ve çarmıha gerilme sohbetleri vuku buluyor. Distopya da hoş olmayan ise herşey tek tip, çok mükemmel ve kusursuz. Zaten sorun burada başlıyor.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma

Serhan Kolan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·1062 syf.·
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Lev Tolstoy
8.5/10 · 55,5bin okunma
“Bundan sekiz bin yıl önce, Dünya’nın sadece tek bir uyduya sahip olduğu ve İnsan Tacı’nın henüz küçük ve sıradan bir uzay istasyonundan ibaret olduğu zamanlara bizzat şahitlik etmiştim. Dünya ve İnsan Tacı dışında sadece Ay ve Mars’ın belirli bölgelerinde kurulan üslerde bir avuç insan yaşıyordu o zamanlar. Şimdiyse burası çok farklıydı ve Akrep’in ön camının ardında, hikayelerde bol bol geçen, fakat gerçek hayatta nadiren rastlanan o mükemmel uzay manzaralardan biri vardı. Ticaret, barınma, savunma, askeri ve eğlence amaçlı inşa edilmiş yüz binlerce uzay istasyonu adeta birbirinin üzerine yığılmış ve göz alabildiğine yayılmıştı. Görebildiğim her yerde bu uzay istasyonları arasında gidip gelen gemiler adeta uzayın karanlığında uçuşan milyonlarca ateş böceğini andırıyordu. Hepsinin ortasında insan ırkının yıldızlara uzanan hayat serüveninin başladığı yer olan Birlik’in ana gezegeni Dünya, milyarlarca yıldır olduğu gibi etrafında olan bitenlere sessizce şahitlik ediyordu.”