"Yüce Tanrım," dedi Sadık kendi kendine, "kraliçenin dişi köpeği ile kralın atının geçtiği bir ormanda gezenin vay hâline! Pencereden bakmak ne kadar tehlikeliymiş!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Spoiler.
Kitap aynı evin iki farklı sahibini anlatıyor. 1948’de Filistinli aile evden çıkarılıyor, aynı ev Yahudi göçmenlere veriliyor. 1967’de Beşir kapıyı çalıyor, Dalia açıyor. Sonrası: konuşmalar, karşılaşmalar, uzaklaşmalar. İkisi de kendi acısını ve haklılığını taşıyor. Empati var, diyalog var ama temel sorun çözülmüyor. Limon ağacı ölüyor, yerine yenisi dikiliyor – sembolik ama pratikte değişen pek bir şey yok. Ne mutlu son, ne büyük trajedi. Sadece devam eden gerçeklik: kırılgan bağlar, güven sorunları, araya giren olaylar. İsrail-Filistin meselesini romantize etmeden, bireyler üzerinden görmek istiyorsan oku. Naif umut da vermiyor, tam pes etme de. Olanı olduğu gibi koyuyor önüne. Gerçekçi bir bakış arıyorsan tam isabet.
Limon AğacıSandy Tolan · Pegasus Yayıncılık · 20227,9bin okunma
Arpa eken, Dalia hiçbir zaman buğday biçemez. Ve nefret eken de hiçbir zaman sevgi biçemez. Liderlik kalplerimize nefret ekti, sevgi değil. Çocukluğumuzu, varlığımızı ve kendi vatanımızın toprağında yaşama hakkımızı yok ettiği gün, tüm insanlık değerlerini yok etti.