"ârifin her bir sözünü duymaya insan gerek / bu cihanda sanmanız hayvân olan anlar bizi / ey niyazi katremiz deryâya saldık biz bugün / katre nice anlasın ummân olan anlar bizi."
Başkalarını överken, başkalarını yargılarken, gözlemlerken ya da eleştirirken kimlerin hangi sözleri kullandığını her zaman çok önemsemişimdir. Hangi konuya ne şekilde baktıklarını, nasıl gözlemlediklerini ve değerlendirdiklerini ciddiye alırım. Çünkü başkasına yönelik olan her şey ama her şey temelde kişinin kendine yöneliktir.
“Sen hiç dert olmadın ki ona... Başının ağrıdığını bile söylemezsin ki sıkıntılı ve sorunlu bir kız gibi görünmemek için. Yazık sana... Seni sevsin diye kendin gibi olamıyorsun adamın yanında. Çünkü seni sevmez. Bunu sen de biliyorsun. Olmadığın biri gibi davranıyorsun ona. Seni eli açık, iş bitirici, sorun çözücü, ilk yardım çantası gibi görüyor. Derdi sıkıntısı olmayan hep huzurlu bir kız...."