İnsan ailesine veya ona hakikaten birçok iyilik yapmış olan topluma bir şeyler borçlu oluyor, ya da bir duyguya anılara. Fakat sonra ruhun yalnız kalma arzusuyla dolduğu bir an geliyor. Sessizlik ve vakar içinde o son ana, son insani vazifeye, ölüme hazırlanmaktan başka bir şey istemediğin bir an. Fakat hile yapmamaya dikkat etmen gerek. Çünkü o zaman pazarlık hakkın yok. Bencillikten ötürü pazarlık ettiğin, yalnızlığı rahatlık için, kırgınlık ya da kibirli bir heves yüzünden aradığın müddetçe dünyaya ve senin için dünya anlamına gelen herkese borçlu kalırsın. Arzuların olduğu sürece yükümlülüklerin de vardır. Fakat bir gün gelir, ruh yalnız kalma ihtiyacıyla dolup taşar. Tek istediğin, gereksiz, sahte, ikinci planda kalan her şeyi onun İçinden atmaktır.