“Ve sonra sabırla beklerim
Bulutları çekersiniz üstümden
Suçsuzluğumun yargılayıcılarını yargılarsınız
Ve o güzel geleceği getirirsiniz bana
Ölüm tanınmaz işte o zaman sevgim
Tırnaklarımı geçirip toprağın sırtına doğrulurum
Gözlerimde güneş koşar
Ve çiçek ekersiniz toprağıma.”
Aylardan “Eylül” hüzün mevsimi sonbahar geldi geçiyor. Yeryüzü vedalara sahne olacak. Yapraklar ağaçların dallarından kendilerini bırakacak, farklı ayrılıklara şahit olacağız belki, kimi bizi derinden sarsıcak, kimi kavuşmamızın başlangıcı olup bizi mutlu edecek. Çünkü ağaç yine yapraklarına kavuşacak. Hemde öyle bir kavuşacakki çiçekler açıcak dallarında. Dallar meyve verecek... Evren’de dünyada ayrılıklar yaşandı yapraklar ağaçtan ayrıldığı için üzülmedi ama insan sevdiklerinden ayrıldığı için üzüldü. Hüzün, ayrılığını kurarken sahibine uykusuzluk ve canını sızlatan özlem bıraktı. Yaprak yerlerde solmaya yüz tutarken insan soldu...